Sevgili Livaneli, yazdığın her kitapta beni ağlatmayı nasıl başarıyorsun ? Öncelikle Livaneli'nin toplumsal konulara değinmesi, herkesin kendinden bir şeyler bulması ve tabii ki realist yaklaşımını çok seviyorum. Göçmenlik, dışlanma, denizcilerin yaşadıkları, çaresizlik, doğaya yapılan haksızlıklar gibi birçok konuyu işliyor kitabında Livaneli, okudukça gerçeklerle yüzleşiyorsunuz.
Roman adından da anlaşılacağı üzere balıkçı bir babanın denize, memleketine ve tabii oğluna olan sevdasını anlatıyor. Merhametli bir insan Mustafa...
Mustafa'ya kâh üzüldüm kâh çok kızdım ancak hak verdiğim hiç olmadı, duygularını bu denli derin yaşayan ve bu kadar güçsüz ve aciz bir karakter çok az rastlarız sevgili okurlar. Ama Livaneli o kadar güzel betimleyerek anlatmış ki Mustafa'nın acısını, çaresizliğini buram buram hissederek ben de yaşadım diyebilirim. İşlenen temalar, olayların gerçekleşebilirliği de beni çok fazla etkiledi diyebilirim. Mesude'nin hanımellerinin kokularını Mustafa'dan o kadar güzel okuyorsunuz ki çiçek kokuları burnuma kadar geldi.
Elimden bırakmak istemeden okudum kitabı, kimi yerlerde heyecanla bekledim olacakları diyebilirim ancak tahmin ettiğim bir sonla bitti kitap.