Yonca Karalamaci

Yonca Karalamaci

, bir kitap okudu
9/10
·216 syf.··
19 saatte okudu
·
2024 6. kitabı
Orhan Öztürk
7.4/10 · 18 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·323 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 14:04
Son donemde okudugum, bilim temelli okudukca ufuklar actiran en begendigim kitaplardan biri oldu. Anlatimindaki akıcılık, cevirinin sahaneligi gercekten harika. En sonda 7 kadinin da hikayeleatirilmesi muhtesem bir bitis saglamis. Kadinin ozellikle mitokondiriya gen agaci ile aslinda ata annelerimizin izlerini nasil tasidigimiz, nasil buyuleyici yolculuklarla bugunlere geldigimiz dusunulunce kisacik dunya tarihinde insaoglu olarak varligimiz düşünüldüğünde, etrafimizda gordugumuz her insanin bambaska tarihsel gecmisleri oldugunu farkli miraslara sahip oldugumuzu anliyorsunuz. Bilim tabanli kitap okumayi sevenlere tavsiye ederim mutlaka okuyun.
Havva'nın Yedi KızıBryan Sykes · Çitlembik Yayınları · 200793 okunma

Yonca Karalamaci

, bir kitap okudu
10/10
·323 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 14:04
·
2024 5. kitabı
Bryan Sykes
8.7/10 · 93 okunma
Mitokondriya gen ağacı, bu denkleme ilk kez zaman boyutu getirmiştir. Ağaç, tüm çağdaş insanların aynı mitokondriyaya sahip olan atasının yaklaşık 150 bin yıl önce yaşadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tespit "Afrika çıkışlı" teze gayet iyi uyar ve bu ekolün savunucuları tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Diğer taraftan, "çok-bölgeci" ekolü savunanlar arasında büyük bir şok yaratmıştır. Çağdaş insanların tamamının ortak atası 150 bin yıl gibi yakın bir zamanda yaşamışsa, bunlar dünyanın değişik bölgelerinde bir milyon yıldan daha uzun bir süre önce yaşamış olan yerel Homo erectus'tan türemiş olamazlar. Kendileri her anlamda çağdaş insanlar olan "çok-bölgeci" tezin savunucularının mağlubiyeti kabul etmemiş olmasına rağmen, mitokondriya gen ağacı bunların tezine, halen etkisinden kurtulamadıkları yaralayıcı bir darbe indirmiştir.
Ne garipti ki, DNA aynı zamanda, bizi uzun geçmişimizin gizemlerine götüren ve kişilik duygularımızı yücelten bir araçtı. Yalnızca "kimyasal bir madde" değil, armağanların en değerlisiydi.