Keşke olayların nasıl gerçekleştiğini bilebilseydik. Acaba birbiri ardınca, kavranması güç birtakım kurallara göre mi gelişiyor her şey? Yoksa büyük kutuların içinden çıkan daha küçük kutular gibi mi ilerliyor olaylar? Ya da yalnızca insan aklının öngöremeyeceği, ilahi bir iradeye mi bağlı? Belki de aralarında hiçbir bağ yok; her şey sadece istediği gibi, rastlantısal ve kaotik biçimde olup biriyor, kendi kendini çürütürken insanlara sahte bir mantık izlenimi mi veriyor acaba?
Sadece çocuklar, aptallar ve büyücüler gerçek olanı bilir. Onlar, Tanrı'nın dünyayla pek ilgisi olmadığını hissederler; bu dünyada doğrudan Tanrı'dan gelen tek şey ise her şeyin varoluş anlamı ve olay zincirlerini birbirine bağlayan hayaldir. Her şeyin, her olayın o şeyin özü olan bir anlamı vardır.