Sana bir itirafta bulunmak zorundayım,diye başladı İvan.Ben insanın yakınlarını sevmesinin nasıl mümkün olduğunu oldum olası anlayamadım.Bence özellikle yakınlar sevilmez de uzaklarımız sevilir.Nasıl olduysa,bir yerde “Merhametli Yohan”(bir ermiştir bu) ile ilgili bir hikaye okumuştum : Bir gün ermişin kapısını fakirin biri çalmış ; aç,üşümüş bir halde ısınacak bir köşe istemiş,ermiş onu kendi yatağına almış,kötü bir hastalıktan cerahatlenmiş,pis kokan ağzının içine soluk vermeye başlamış.Eminim ki,bunu kendini zorlayarak,bir diğerini sevmek ödevini yerine getirmek için yalana katlanarak yapmıştı.Bir insanın sevilmesi için kendini göstermemesi gerekir;yüzünü gösterdi mi,sevgi ortadan silinir.
Sayfa 314·Kitabı okudu
"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler. ... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis
Sayfa 314 - isyan·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dolmabahçe’den geçerlerken bambaşka bir İstanbul’a geldiklerini fark eder Ahmet Muhtar. Tuhaflığı tek fark eden o değildir. — Yav gumandan, farkına varmadan hududu mu geçtik biz? Burada her yanda Padişahımız Efendimiz’in zaptiyeleri, sırımaları var. Süvarisi, candarması hep burada. Neden az yokarda, İngiliz’in olduğu yere çıkmaz bunlar? Bak hele, en az iki alay asker var burada. “Korkudan Sadık Efendi. Bunlar Padişah Efendini korumaktalar.” — Kimden? Etrafta hiç İngiliz, Frenk, Yohan yok ki? Hep biz varız. “Bizden koruyorlar Yalvaçlı. Halktan.” Kafası iyice karışmıştır Sadık’ın. Tramvayın camından şaşkın şaşkın dışarıdaki askerlere, bir Ahmet Muhtar’a bakmaktadır. “Çünkü başka hiçbir korkuya benzemez halkına ihanet edenin korkusu.”
Sayfa 77 - Kronik·Kitabı okudu
Tarih
Yohan Vilhelm Snellman
Snellman ve arkadaşları, halk öğretmeni sıfatıyla çalışa çalışa, bir bataklık ülkesini "Bayaz Zambaklar Ülkesi" ne, yani cennete çevirmişlerdir.
– Oğlum sen Allah’ı kendin gibi zannederek onunla uğraşmaya kalkmışsın. Allah senin gibi canilere benzemez ki, sana karşılık versin. Eğer Allah senin cezanı vermemişse, kendini ıslah etmeni beklemiştir. Evvelce o küçük Yohan nasıl iyi ve masum bir çocuk idiyse, sen gene öyle olmaya çalış.
Sayfa 81 - Yukko Yarvinen·Kitabı okudu
Alıntı
Fakat Tanrı varsa, niçin benim cezamı vermiyor, diye sordum. Papaz: Oğlum, dedi, sen Tanrı'yı kendin gibi sanarak onunla uğraşmaya kalkmışsın. Tanrı, senin gibi canilere benze-mez ki sana karşılıkta bulunsun. Tanrı senin cezanı vermediyse demek ki kendini düzeltmeni beklemiş. Evvelce o küçük Yohan, nasıl iyi ve masum bir çocuksa sen yine öy-le olmaya çalış.
Sayfa 85·Kitabı okudu