10/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Bu kitabın dark romance olduğuna emin miyiz? Çünkü bu tarz kitaplarda böyle greenflag erkeklere rastladığımı hatırlamıyorum. İtiraf etmeliyim ki bu seriye aşık oldum resmen. İlk kitabını da çok sevmiştim, ama bu kitaba ise bayıldım. Serinin şuan iki kitabı türkce çevrilip ama şimdiden en sevdiğim kitabı oldu. Diğer kitaplarını merakla bekliyorum. Ana karakterler: Kiara Murphy 24 yaş, Liam Byrne 39 yaş. Konusu Kiara'nın babası irlanda m@fyası için çalışanlardan biri, ama Kiara bunu bilmiyor ve aynı zamanda da babası çok hasta olduğu için onu tedavi ettirmek amacıyla bir şirkette işe baş vuruyor ve kabul ediliyor. Fakat bu şirketin CEO'su Liam Byrne'dir. Bura kadar sıkıntı yok. Peki sıkıntı nerde? Şimdi geliyorrr.... Finn Byrne Liam'ın üvey kardeşi, aynı zamanda sapık, takıntılı manyak, ş*refsiz biri. Maalesef, şirkette çalışıyor ve Kiara'ya takıntılı olduğu için onu annesini öldürmekle tehdid ediyor ve birgün çok geç olmadan Liam Kiara'yı kurtarıyor. İşte olaylar böyle başlıyor. Bu kitapta en çok erkek karakterin kıza davranışlarını seviceksiniz. Sevdiği kadını koruyan, onun yaralarını saran, onu iyileştiren, canından çok seven bir karakteri okuyacaksınız ve bayılacaksınız. İncelemem bu kadar. Serinin diğer kitaplarında görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202663 okunma
8/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:22
Bu kitabı okurken çoğu zaman kitabı parçalamak istedim. Keşke daha önceden okuma şansım olsaydı. Kadın olmanın her dönemde her ülkede her koşulda, okumuş yada okumamış, evli veya bekar, soylu veya orta sınıf ne olursa olsun kadınların kaderi aynı. Bir kadın olarak söyleyecek başka bir şeyim yok.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kapra Yayıncılık · 202048,2bin okunma
Reklam
Çikolataca konuşurmusun ? ( biraz spoiler olabilir )
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:16
Yani kitap çok güzel bir kitap ama kitabın başlığıyla hiçbir ilgisi yok. Kitaba bayıldım ama çikolataca konuşmakla ilgili birşey yok. Ben çikolataca konuşur yani yeni bir dil uydururlar diye düşündüm ama oyle değil. Ama yine de tavsiye ederim
Çikolataca Konuşur musun?Cas Lester · Genç Timaş Yayınları · 20241,078 okunma
Başkasının Bakışından Özgürlüğe
Puan vermedi·280 syf.··
2026 79. kitabı
“Ben, benden başkası değilim, bu doğru.” (s. 251) Kitaba başlarken karşıma çıkacak temel meselenin yalnızca ırkçılık olacağını düşünmüştüm. Kitaba dair inceleme yazma kararını verme sebebim ırkçılık ya da özgürlük meselesi olmadı. Bunlar elbette başka metinlerde de karşımıza çıkan, üzerine çokça düşünülen konular. Bu kitapta benim asıl ilgimi çeken yer, benliğin nerede ve nasıl kurulduğu sorusuna etkili bir örnek sunmasıydı. İnsanın kendisini yalnızca kendi içinden değil dışarıdaki gözün, bakışın ve başkalarının onu görme biçimlerinin içinden de kurması… Frantz Fanon'un bu kitabını okurken en çok bu konuya odaklandığımı fark ettim. Kitap ırkçılığın ne olduğuna dair ayrıntılar sunarken insanın başkasının bakışı altında nasıl değiştiğini de nitelikli bir biçimde gösterebiliyor. İnsan kendini yalnızca kendi gözleriyle görebilir mi yoksa başkalarının ona yönelttiği bakışlar da bu noktada belirleyici mi olur? Fanon'un anlatısına bakınca siyah insan dünyaya yalnızca bir insan olarak çıkamıyor. Daha baştan bir bakışla, bir adlandırmayla, bir yükle karşı karşıya kalıyor. Siyah insan sadece dışarıdan gelen bir ayrımcılıkla karşılaşmıyor. Bundan daha fazlası onun yaşadığı. Henüz kendini kuramamışken başkalarının onun hakkında kurduğu bir imgenin içine doğuyor. Önce kendi olup daha sonra yargılanmıyor. Daha kendisini bile tam olarak tanımamışken başkalarının gözünde belirlenmiş bir kimlikle karşı karşıya kalıyor. Fanon bu noktada Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e başvuruyor haliyle: “Öz-bilinç kendinde ve kendi-için olmaktır; bunun içindir ki öz-bilinç ya da kendi-bilincinde-olmak, başka bir öz-bilinç için kendinde ve kendisi için olmak demektir aynı zamanda. Bu da öz-bilincin ancak tanınmak ve bilinmekle gerçekleşebileceği anlamına gelir.” (s. 257) İnsan var olmak isterken hem de birileri tarafından
Felsefe
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma
Spoilera gerek yok
2/10
·400 syf.··
2026 9. kitabı
Beklentilerimin altında kaldı resmen kızın vücuduyla barışık olmasını anlıyorum konu çok iyi aslında ama anlatılmak istenenin işleniş biçimi berbat? Neden böyle güzel bir konuyu böyle berbat ediş cık cık cık.
Spoiler AlarmıOlivia Dade · Yabancı Yayınları · 202479 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
Eril Dişil Bilgeliği Üstüne Kitaptaki psikolojik tespitler, ampirik (kanıtlanabilir) veri ve çağdaş çift terapisi ekolleri (Gottman, Imago veya Duygu Odaklı Terapi gibi) yerine, yazarın kendi şahsi ideolojik filtresine dayanmaktadır. Bu durum, bilimsel gerçeklik gibi sunulan ama aslında tamamen öznel ve dogmatik olan dogmaların okuyucuya "psikolojik rehberlik" adı altında dikte edilmesine yol açmaktadır. Bu tarz yetkinlik dışı psikolojik anlatılar, okuyucu üzerinde suçluluk ve yetersizlik hissi yaratma riski taşıdığı için klinik açıdan oldukça sakıncalı. Kitabın ana omurgasını, toplumsal cinsiyet rollerini dini kavramlarla harmanlayarak mutlaklaştırma çabası oluşturmaktadır. "Erkek Rahman isminin tecellisidir, kadın Rahîm isminin... Rahman isminin hayatımızdaki yansıması baba, dünyadaki yansıması güneştir ve temsil ettiği ateş elementi bedenimize hareket etme arzusu verir. Koruyan ve güvende hissettirendir. Rahîm isminin hayatımıza yansıması anne, dünyadaki yansıması ay, temsil ettiği element su elementidir. Gece gibi olan, kusurlarımızı örten, koşulsuz sevgi verendir." Bu satırlar, ilk bakışta manevi bir derinlik taşıyor gibi görünse de, özünde insan psikolojisini katı kutuplara sıkıştıran muhafazakar bir evren tasavvurudur. Erkeği "güneş, ateş, hareket ve koruyan aktif güç"; kadını ise "ay, su, gece, edilgen ve kusur örten" olarak kodlamak, 21. yüzyılın sosyo-ekonomik ve bireysel gerçekleriyle tamamen çelişmektedir. Kadını yalnızca "koşulsuz kabul eden ve örten bir gece" pozisyonuna indirgemek, onun bireysel sınırlarını, öfkesini, hak arayışını ve rasyonel varlığını yok saymaktır. Yazar, eril ve dişil prensipleri tanımlarken kendi içinde derin mantıksal çelişkilere düşmektedir. Kitabın ilerleyen sayfalarında, "Dişil uyumlu, eril muhalif olandır. Dişil
Celal ve Cemal Aynasında Eril Dişil BilgeliğiNevin Nesrin Soysal · Aile Yayınları · 2023457 okunma
Reklam
Reklam