Peki ama, hiç mi aynı şarkıları paylaşmamışlardı? Hiç mi aynı espriye gülüp, aynı planları, dilekleri ve heyecanları yakaladıkları, hiç değilse böyle sandıkları zamanlar olmamıştı? Anlaştıkları, birbirlerinin gözlerine bakarak eridikleri, bedenlerinin birbirlerine doğru kaydığı, dokunuşlarıyla ıslandıkları günler ya da anlar olmadı mı?
Bu topraklarda günes hep böyle dogdu. Gün bitiminde denizin, yesil mavi denizin içine sönmüs, ama kizilligini koruyan, yuvarlak bir ates gibi batti. Sicak Akdeniz aksamlarinda. Geçmis ve gelecek zamanlarin aksamlarinda. Baska insanlarin, baska uygarliklar vasadigi, yasayacagı çaglarda. Günes isitti, isitacak gökyüzünü. Sahildeki kumlari. Verimli ovayi. Geceleri yildizlar bürüyor gökyüzünü. Eski caglarda belki kumsalda da sevisti insanlar. Dalgalari ayaklarinin altinda duydu.
Ben, ya da baskasi böyle yasadi Akdeniz'i.