"Sonra Kitab'ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Onlardan kimi kendine zulmeder, kimi orta yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçer. İşte büyük lütuf budur."
Başkomser Nevzat karakterini zaten seviyorum. Onu diğer polis karakterlerinden ayıran şey sadece zekâsı değil; vicdanıyla hareket etmesi. Olayları çözerken insanları anlamaya çalışması, hikâyelere duygusal bir derinlik katıyor. temposu oldukça akıcı. Birkaç akşamda rahatlıkla bitirilebilecek bir eser. Bununla birlikte, ilk hikâyenin etkisi bende diğer iki öyküden daha fazla kaldı. Hatta o hikâye tek başına roman olarak işlenseydi çok daha güçlü bir eser ortaya çıkabilirmiş diye düşündüm.
Ahmet Ümit'in dili yine sade, akıcı ve sürükleyici. Gereksiz ayrıntılara boğmadan merakı sürekli canlı tutuyor. Polisiye sevenler için zaten güvenli bir tercih; ama edebiyatla harmanlanmış bir polisiye okumak isteyenler için de oldukça keyifli.
Cinayetlerin çözümü kadar, insan ruhunun karmaşıklığını da okumayı seviyorsanız bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Ahmet Ümit bir kez daha gösteriyor ki iyi bir polisiye, sadece suçu değil; insanı da anlatmalıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Terzi – Kitap Yorumu
Eser, psikoloğun danışanı Cesur'un gözünden hayatının kısa bir özetini anlatıyor. Her bölümün sonunda psikolog hem bize, yani okuyuculara tavsiyeler veriyor hem de Cesur'un hayatındaki gelişmeleri psikolojik açıdan değerlendiriyor.
Cesur, daha çocuk yaşta çok ağır olaylar yaşıyor. Bir yanda yıllarca babasının istismarına maruz kalması, diğer yanda annesinin pasif kalışı... Kız kardeşinin her olayın iyi yönünü görmeye çalışması ve biricik ağabeyinin yatılı bir bakım yurduna verilmesi de hayatını derinden etkiliyor.
Babası daha sonra onu arkadaşının yanında çalışan bir terzinin yanına veriyor. Cesur 14 yaşında evden ayrılıyor ve bir gece yolda duran bir araba sayesinde hayatı kökten değişiyor.
"Abi" dediği kişi ona hem evini açıyor hem de iş buluyor. Böylece Cesur'un hayatı yavaş yavaş güzel denilebilecek bir hâl almaya başlıyor. Daha sonra bir modacının yanında çalışırken hem mesleğinde ilerliyor hem de yıllar içinde kendi iç dünyasını tanımaya başlıyor.
Gittiği şehirde otizmli ağabeyini bulmasıyla birlikte kendini de yavaş yavaş keşfediyor. Bence kitap tam en güzel yerinde bitiyor ve devamını merak ettiriyor.
TerziAşkım Kapışmak · Nemesis Kitap · 2022315 okunma
Selam
Size, @fatmaerdek kaleminden çıkan ve Ephesus Yayınları'ndan yayımlanan #erkenruyazamanlar ile geldim.
Güvenin ve sevginin her şeyden önemli olduğunu, yanlış anlaşılmaların ise insanın hayatından yıllar çalabileceğini her satırında hissedeceğiniz duygu yüklü bir hikâye…
Eser, mesleğe yeni başlamış, kendini kanıtlamaya çalışan genç bir gazetecidir. Bir gün tesadüfen çarpıştığı Nehir'e ilk görüşte âşık olur. Fakat Nehir sıradan bir genç kız değildir; çalıştığı gazetenin patronunun biricik kızıdır.
Henüz 19 yaşında olan Nehir; hayalleri olan, duygularında ve hayat konusunda tecrübesiz, çevresinin etkisine açık genç bir fidandır. Eser, ondan uzak durmaya çalışsa da kalbine söz geçiremez. Aralarında filizlenen aşk, Eser'in kariyerini inşa etmek ve Nehir'e daha güzel bir gelecek sunabilmek adına gelen iş teklifini kabul etmesiyle zorlu bir sınava dönüşür. Giderken Nehir'den yalnızca onu beklemesini ister.
Ancak araya giren mesafeler, yanlış yönlendirmeler ve Nehir'in genç yaşının verdiği tecrübesizlik, ikisini birbirinden uzaklaştırır. Yıllar sonra Eser, adı duyulan başarılı ve varlıklı bir gazeteci olmuştur. Nehir'in babasının emekli olmaya karar verip gazetenin yönetimini Eser'e teklif etmesiyle yolları yeniden kesişir.
Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlık, yarım kalan aşk ve terk edilmişlik duygusu, Eser'in Nehir'e karşı sert bir tavır sergilemesine neden olur. Nehir'in yaşadığı gelgitler, Eser'in gururu derken ikisine de zaman zaman kızdım. Hatta "Aşkta bu kadar gurur olur mu?" diyerek ikisini de silkeleyesim geldi.
İkisi de birbirlerinden uzak durabileceklerini sansalar da attıkları her adım, aslında birbirlerini ne kadar derinden sevdiklerini gösteriyordu. Sayfaları çevirirken "Artık konuşun, her şeyi açıklayın." demeden edemedim.
Ve bir gün Nehir, içinde
Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı bu felsefi ve edebi başyapıtında, 1968 Prag Baharı'nın siyasi çalkantıları fonunda, Tomas, Tereza, Sabina ve Franz isimli dört karakterin birbirine dolanan karmaşık yaşamlarını ve aşk ilişkilerini konu alır.
Yazar; Nietzsche'nin "ebedi dönüş" fikrinden yola çıkarak, hayatın bir kez yaşanıp bitmesi sebebiyle bir provalı hayatın imkansızlığını, insanın kendi varlığına yüklediği anlamların ağırlığını ya da bu yükten kaçarak varoluşu seçtiği o boşluğu anlatırken; aşk ile sadakat, beden ile ruh, hafiflik ile ağırlık arasındaki zıtlıkları, totaliter bir rejim altında bireyin mahremiyetini ve özgürlük arayışını, Kundera'ya özgü ironik, entelektüel, sorgulayıcı ve şiirsel bir dille işler.
MONİSHA RAJESH-80 TRENLE DÜNYA TURU
.
.
.
Merhabalar bugün sizlere #80trenledünyakitabının yorumu ile geldim.
Seyahat yazarı olan Monica Rajesh ile nişanlısının İngiltere'den başlayan yolculuklarının tekrar aynı yere dönmek üzere 80 trenle yapmış olduğu dünya yolculuğu anlatılmaktadır.
7 ay 72 bin kilometrelik yolculuğun izlerini, yaşananları, başlarına gelenleri, tecrübe ettikleri olayları ,yeni tanıdıkları insanları, yeni tatları ile tanışmalarını, zorlu günlerini, gidilen şehirleri, öğrendiklerini, ezber bozan yaşananları ile Monisha ve nişanlısı ile birlikte macera ve heyecanlı bir yolculuktu benim için de.
Böyle bir tren yolculuğunu Monisha anlattıkça benim hoşuma gitti camdan giden görüntüler eşliğinde bir elimde kahvem,bir elimde kitabım ve yanımda sevdiğim insanın varlığıyla dünyanın sonuna kadar gidebilirim diye hayal ettim.
Paris ,Londra, Vietnam, Çin, Kuzey Kore ,Malezya derken satırlar ve yaşananlar akıp gitti.Harika manzaralar eşliğinde farklı kültürler ve farklı tatlar
Benim içimi huzur dolduran ,Monisha ile gezip tecrübe edindiğim bir okuma oldu.
Zaten insan sevdiğiyle birlikte yüreği nereye giderse onunla mutlu olur,huzur bulur
Benimde huzur bulduğum bir okuma oldu yeni kitaplarla buluşmak.