Simyacı Kitap İncelemesi
Puan vermedi·192 syf.··
2025 6. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 21:58
Hayat düz bir çizgi değildir.Yürüdükçe şekillenen bir yolumuz vardır ve bu yol,engellerle örtülüdür,yolun birer parçalarıdır.Ne kadar olumsuzlukla karşılaşırsak karşılaşalım,yolumuza bunları aşmak için rehberler,işaretler koyulmuştur.Bunları görebilmek de bizim elimizdedir.Kimi zaman her şey bitmiş,rotamızı kaybetmiş gibi hissedebiliriz.Ama bu bir son değildir.Son dediğimiz yer,yine kendimizle buluştuğumuz andır.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Kinsun..
Puan vermedi
Bir gün bir kapı açılır, “olmaz” dediğin her şey bir anda mümkün olur. Bir gün bir kapı açılır, vazgeçmeye en yaklaştığın anda, hayat yeniden başlar. Bir gün bir kapı açılır ve çektiğin tüm acılar anlam kazanır, neden direndiğini anlarsın. Yorulmuş olabilirsin, evet, ama bitmiş değilsin; içindeki güç, sandığından daha büyük. Unutma, en karanlık an, sabaha en yakın olandır; ve o anı aşan, güneşi ilk gören olur. Kendine inan, her adımın değeri var; yürüdüğün yol, seni tahmin bile edemeyeceğin bir yere taşıyacak. Çünkü o kapı açılacak ve sen o anda sadece hazır değil, hak etmiş olacaksın
Duygu ve Düşünce
Kırıldım Ama İyileşiyorumKinsun · Destek Yayınları · 2025197 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
[SPOILERLI İNCELEME] Dahice Bir Zaman Oyunu, Kusurlu Bir Final
Puan vermedi
Ödül almış, çok satan listesine girmiş bir gerilim romanının sizi içine çekmesini, her sayfasında daha çok heyecanlandırmasını, öğrendiğiniz her şeyi ve teorilerinizi sorgulatmasını ama en nihayetinde tahmin edemeyeceğiniz kadar imkansız görünen ama mantıkla ilmek ilmek dokunmuş bir sonla bitmesini beklersiniz değil mi? En azından benim Sessiz Hasta'da olduğu gibi gerilim romanlarından beklentim budur. Ancak yaşadığım gerçek deneyime gelirsek... işler pek öyle gitmedi. Kitaba genel hatlarıyla bakacak olursak anlatımı yalın, okunması kolay bir kitap. Bu açıdan kesinlikle başarılı olduğunu belirtmeliyim. Kullanılan kelimeler zorlamıyor veya birkaç yüzyıl önceden fırlamış birinden dinliyormuşuz izlenimi vermiyor. Yorucu ve abartı betimleme yok. Kitabın içeriğinden bahsedecek olursak: İlk başta oldukça sakin ilerledik. Bir adli psikoterapist olan Theo'yu tanıdık. Bize önce Alicia'yı sonra kendini tanıttı. Alicia'ya olan hayranlığından ve onu iyileştirmeye olan takıntısından bahsetti. Bunun için risk alarak bulunduğu işyerinden çıkıp onun bulunduğu -yakın zamanda batması öngörülen- kliniğe girdi. Her şey tamamen takıntısından yaptığı şeyler gibi görünüyordu. Sonrasında ailevi problemleri olduğunu ve bunlar yüzünden psikolojik destek aldığını, hatta mesleğini seçmedeki en büyük etkenin de bu olduğunu öğrendik. Babasından sevgi yerine şiddet görmüş, imkan bulunca kaçmış ve kendi hayatını kurmaya çalışmış bir adam olarak sempatimizi kazanmaya çalıştı. Bir zamanlar uyuşturucu bağımlısı olduğunu keşfettik, hatta tekrar başladığını da. Ardından karısının onu aldattığı gerçeğiyle yüzleşti. Bir yandan Alicia'yı iyileştirmeye çalışıyor diğer yandan karısının ihaneti ile yüzleşmek istemiyor ama kendi gözleriyle görmek için takip ediyordu. Alicia ise suskundu. Son 6 yılın
1000Kitap
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma
Bu kitapta iyi ve kötü yok. Sadece Adnan var.
Puan vermedi·576 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 02:24
Saat 02.30. Üç İstanbul bazı sebeplerden dolayı bitiririm diye düşündüğüm günden yaklaşık 5 gün sonra bitmiş bulunuyor. Şuan bu kitap ile tanıdığım karakterler, şahsiyetlerine ait elbiselerle karşımda ayakta duruyorlar, hepsini teker teker selamlayarak, yerlerine gönderirken bu kitap hakkında şunu söyleyebilirim; bu kitapta iyi birisi yok, bu kitapta kötü birisi yok, bu kitapta esasında Adnan var, vatanperver Adnan, kadın düşkünü Adnan, dalkavuk düşmanı Adnan, gururlu Adnan, yalancı Adnan, sadık Adnan, her fırsatta aldatmaya hazır Adnan. Adnan her an her yerde karşılaştığımız ya da bir yerlerde bizimle tanışmayı bekleyen Adnan. Adnan ile vatanın aciziyeti milletin hali haraplıgı hakkında uzun uzun namuslu sözlerle çok hakiki sohbetler edebilirsiniz fakat aynı Adnan sizinle ayrıldıktan hemen sonra eve diye yol aldığı bedenini en yakın arkadaşının karısının bedenine yapıştırı verirdi. Mustafa Kemal Paşa ve yol arkadaşlarının kahramanca mücadelesine birlikte övgüler düzüp, içinden bu kutlu yola çağırılmadığı için hırsla milli mücadelenin muvaffak olmasını istemezdi. Sonunda Adnan diğer bütün Adnanlar gibi öldü.... Önemli günlerde giymek için aldığı kalpağı tabutuna fesi pek eskimiş diye, konacak. Cenazesi ancak yedi kişi ile kaldırılacak. Karısı fotoğrafını uşağa yaksın diye verecekti. Bütün devirlerde Adnan, Adnan gibi ölür.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,387 okunma
127
8/10
·265 syf.··
2026 15. kitabı
Eveeet... Burhan Akgül’den okuduğum ikinci kitap da bitmiş oldu. İlk söylemek istediğim ve benim için belki de en önemli şey; yazarın bana Huzursuz Semazen’i okurken hissettiğim o durgunluğu bu kitapta yaşatmaması. Kitap, kapakta da göründüğü gibi gerçekten görme engelli bir kedi üzerine yazılmış. Kendisini zaten TikTok’tan takip ettiğim için kahramanımızı görme fırsatım olmuştu. Açıkçası bu konu üzerinden bu denli heyecanlı bir kitap yazılmasını hiç beklemiyordum. Kişi kendinden bilir işi; ben çok daha duygusal, insanları ağlatacak cinsten bir eser olacağını düşünmüştüm. Bana bu kedi hakkında bir kitap yaz deseler, kesinlikle çektiği zorlukları ve çileleri anlatan bir yol çizerdim. Ama yazarımız öyle yapmamış; ayakları üzerinde dimdik duran bu canlıyı mitolojik karakter Bastet ile ilişkilendirmiş. Gözünün olmayışını nesiller boyu aktarılan bir onur simgesi olarak göstermiş ve onu binlerce yıl süren bir intikam arzusunun ana karakteri yapmış. Kitapta her karakterin gözünden baktığımız bölümler yer alıyor. Ama kesinlikle en çok sevdiğim kısımlar, yazarın kendisini anlattığı bölümlerdi. Yalan yok, kendisini yakından tanıma fırsatım olmadı ama bu bölümler sayesinde sanki onun en büyük sırdaşı benmişim gibi hissettim. Kitabı alacak olanlar da kesinlikle böyle hissedecektir. Umarım ben de hayatımda yeni başlangıçlar yapmak istediğimde onun kadar cesur olabilirim :) Gelelim kitaptaki teknoloji ve devlet anlatımına... Yapay zeka meselesinin sık sık dile getirilmesi, belki de kitabın en sevmediğim tek yanıydı. Bu fikrim, yapay zekanın bize yol gösterecek bir rehber ya da arkadaş olamayacak kadar duygusuz bir icat olduğunu düşünmemden kaynaklanıyor. Maalesef gerçekte kitapta aktarıldığı kadar masum olduklarını düşünmüyorum. Yine de gündelik hayatı kolaylaştıran taraflarını
1000Kitap
Beyaz Melek'in AteşiBurhan Akgül · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Puan vermedi·273 syf.··
2026 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 20:52
Bu kitab "bitmiş bir kimlik" yox, "formalaşan bir mən " danışır. . Kitabın üz qabığında Rüstəmi , qırılmış şüşədə isə onun uşaqlıq travmalarını görürəm. Kitabın adı isə bir sual kimi qarşımızda dayanır: "Əslində mən kiməm?" . Kitabın əsasını Lalə və Rüstəm , daha doğrusu onları birləşdirən taleyin kiçik oyunu təşkil edir. Bir seans düşün , psixoloq qəbuluna gələn hər kəs bir -birinin həyatında kiçik bir yerdədir.... . Lalənin oxumaq və kitablara olan sevgisi onu Rüstəmlə qarşılaşdırır. Bu qarşılaşma isə onun həyatında yeni bir yol açır. Özünü tapmaq arzusu isə Laləni psixoloq Humayın qəbuluna aparır. Hər seansda personojlarla birlikdə özümüzü kəşf edirik. . "İnsanın qusduğu keçmişi idi, qucaq açdığı isə gələcəyi ." . Əslində mən kiməm? İnsanların gözündə kimsən? Bəs sən özünü necə görürsən? Və ən əsası ....sən əslində kimsən? . Bəlkə də Rüstəm kimi , içində iz buraxan bir travma ilə böyüyən bir uşaq, bəlkə Lalə kimi axtarışda olan, öz yolunu tapmaq üçün sual verən , dəyişməkdən qorxmayan , amma hələ tam "tapılmamış" bir insan.. Keçmişi ilə üzləşən biri, kitab dili ilə desək: özünü tapmaq yolunda olan biri.... . Amma mən içimdə dünyaları gəzdirib , çölümə sadəcə o dünyadan kiçik qırıntılar səpən birisiyəm. Lakin hələ də məqsədinə çata bilməyən , amma daim ona doğru can atan biri.... Bilirəm, bu , dayanmaq deyil- prosesdir. Kitabın da bizə vermək istədiyi mesaj da elə budur: insan hazır "kimlik " deyil , davam edən bir axtarışdır.
1000Kitap
Əslində Mən KiməmBahar Bəxtiyarqızı · Kitabçı Nəşriyyat · 202512 okunma