Çocukların neyi, niçin istediklerini bilmedikleri konusunda, bütün yüksek öğretmenler ve hocalar hemfikirler;ama çocuklar gibi yetişkinlerin de bu yeryüzünde sendeleye sendeleye dolandıkları, aynı onlar gibi, nereden gelip nereye gittiklerini bilmedikleri, aynı biçimde gerçek amaçlar için uğraşmak yerine, bisküvi, pasta ve huş sütlacıyla yönetildikleri konusuna gelince: kimse buna inanmak istemiyor, ama sanırım, elle tutulacak denli açık bu.
... ama insanlar düşlem güçlerini, umursamaz şimdilerine katlanmaktan çok, geçmişteki kötülüklerin anılarını çağrıştırmak için böylesine zorlamasalardı, aralarındaki acılar daha ufak olurdu.
Neden en iyi insan bile sanki hep bir başkasından bir şeyler gizliyor ve ona karşı susuyor? Doğrusu neden, eğer boş yere konuşmadığını biliyorsa, kalbinde ne varsa doğrudan söylemiyor? Herkes gerçekte olduğundan daha katı görünmeye çalışır, sanki herkes açıkça dışa vurursa duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır...
Çünkü ozan kendisi dile getiremediği küçük bir sırrın fiyatına, başkalarına ait bütün korkunç sırları dile getirmek için kelimelerin bu gücünü satın alır ve ozan havari değildir, cinleri ancak cinlerin gücüyle kovar.