Ne kadar no. 1 fanı olsamda ilerde cocuklarım hicbir no. 1 sarkısını ezbere bilmicek. (Can bozok dinlemeyip anlamayan piçler yorum yapmasın)
MİMARİ PLANIN TEMELLERİ
Mimarlık Ders #1 kapsamında anlatımlara devam ettiğim yeni YouTube video serime herkesi beklerim… Abone olup yorum yapmayı unutmayınız… youtu.be/AexAvFxwdiA
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Soru-yorum
Toplumsal fayda, nesnel gerçekliğin ve bilginin üzerindeki en üstün otorite midir?"
Alıntı
Hep Aynı Kafa Değişme Yok!
Bu yazıyı 'hoca sarıkla değil dimağla olur ' alıntısına yorum olarak yazmıştım lakin okuyucu yorumumu silmiş önemli olduğunu düşünüp ekran görüntüsü aldığım için benzer düşüncelerde olanlara fikir olması acisindan tekrar paylaşıyorum:
1000Kitap
Allah Yakındır / İran film 2006
Aşk, insanı Allah'a yaklaştırıyorsa rahmettir; O'ndan uzaklaştırıyorsa adı aşk değil, imtihandır. Çünkü kalbin, Allah'ın dışında herhangi bir şeye ölçüsüzce bağlanması, sevginin değil, nefsin görünmez zincirleridir. Bir insanı hayatının merkezine koyduğunda, şükrü unutuyor, ibadetin tadını kaybediyor ve Rabbini ikinci plana bırakıyorsan, o sevgi artık huzur değil, insanı içine çeken sessiz bir bataklığa dönüşür. Şuuru örter, kalbi meşgul eder ve insanı kendi hakikatinden uzaklaştırır. 2006 yapımı İran filmi "Allah Yakındır", tam da bu hakikati ince bir dille hatırlatır. Film, saf görünen bir sevginin bile insanı Rabbinden alıkoymaya başladığı anda nasıl bir imtihana dönüştüğünü anlatır. En güzel nimetlerin içinde bile hamdi unutan kalbin, nimetin değil, gafletin eşiğinde olduğunu hissettirir. Başroldeki Rıza ile öğretmen Leyla üzerinden işlenen duygu, yalnızca bir sevgi hikâyesi değildir. Bu, kaderin, sabrın, teslimiyetin ve ilahî rızanın hikâyesidir. Onların yaşadıkları, insana şunu fısıldar: Dünya, kalıcı mutlulukların yurdu değil; kalbin yönünü sınayan bir imtihan meydanıdır. Rabbimiz affedicidir. İnsan zaman zaman yanılır, duygularına yenilir; fakat kurtuluş, sevgiyi inkâr etmekte değil, onu Allah'ın rızasının önüne geçirmemektedir. Çünkü bazı insanlar hayatımıza bir imtihan olarak girer, bazıları ise bir nimet olarak... Fakat her iki durumda da asıl ölçü, yaşananların bizi Rabbimize yaklaştırıp yaklaştırmadığıdır. Sonunda geriye yalnızca şu hakikat kalır: Kalbin gerçek sahibi Allah'tır. O'nun yerini hiçbir sevgi dolduramaz. Sevgi, insanı Allah'a götürdüğü müddetçe rahmettir; O'ndan uzaklaştırdığı anda ise kalbin en ağır imtihanına dönüşür. Melek Mirhat / film yorum
EşLik Eder misin Sorularıma
Evet cadı ? 😊 Sana da soruyorum. hi hı kedimsi görünüşlü çita hanimefendi sana da 🤭 Ve sessiz sessiz orada oturan gizemli kadın sana da 🙄 Ve sen minnak ruhlu asil şey 🥰 sana da. Kadınlar narin varlıklardır. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürler ve tartarlar. Zarif görünüşleri, dokunuşları, düşünceleri olağanüstü gibi görünür. Buna benzer en az on sayfalık methiye de bulunabilirim. Böylesi güzel sözleri (samimiyetle) sarf etmek beni de mutlu kılar. Muhtemelen sizi de mutlu edecektir. Burada aklıma takılan, içten ice sorguladığım konu var. Tabii siz şimdi şiirsel bir dil mi kullanacak diye sorabilirsiniz cevap : hayır biraz psikolojik-felsefe yapmak istiyorum. **Sorukk : bir kadın neden erkeğe iltifat etmez , edemez, gerek duymaz....? Soru : onu neden sindirmek ve sözünü (dişini) geçirme mücadelesi verir? Soru : "ego" mu baskın, "duygu" mu? Soru : duyguları içeride mi yaşıyorsunuz, dışarıya mı (dilinize) yansıtamıyorsunuz? Soru : erkeğini (sevgili veya koca..) "onure edici cümle"ler kurmakta sizi durduran nedir? Soru : söz kelimi çicek (eksik ve banal) gibi narin bir görünümdeyken ya da içeride bu yaşiyorsa (eğer) nasıl oluyor da özgürleşilemiyor? Soru : Zarif bir şey , kendinden fazla olumsuz bir karaktere burünebiliyor? Soru : romantik duygular beklerken bu eylemi karşı insana nasıl yansıtamıyor veya yakıştiımıyor, veya hak etmediğini mi düşünüyor ? Soru : prensesler gibi (en azından ona benzer çaba sarf edilir) yetiştirilen sizler, nasıl cadı (iki elimdeki parmaklarla pençe-tırnak işareti yapıyorum) 🤣 olmayı, kalmayı deniyor veya seçiyorsunuz?