Herkes birbirinin televizyonu. Kimse karşısındakiyle gerçekten konuşmak istemiyor. Öyle birbirimizi izleyip yorum yapıyoruz. Beğenmezsek kanalı değiştiriyoruz.
1000Kitap
"Antik Yunan dünyasında ve Yunan mitolojisinde geçen, güzelliğiyle baş döndüren, nefes kesici bir macera. Karanlığın Kızı, Orpheus ve Eurydice efsanesine şaşırtıcı ve ters köşelerle dolu bir yorum getiriyor. İhanet ve kalp kırıklığının eksik olmadığı bu hikâyede, daha ilk satırdan bağ kurduğum o 'düzenbaz' kadın kahramanı tutkuyla destekledim." Holly Race
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Nasıl ki tarih, matematik gibi tek bir cevapla formüle dökülüp tam ve kesin olarak hiçbir zaman bilinemiyorsa; sanat tarihi de aynı şekilde, sanatçılar ve baniler artık hayatta olmadığından bıraktıkları ipuçlarının yorumlarıyla anlamlandırılırlar.”
Sayfa 9
çeteler söz konusu olduğunda itiraf imkansız olmasa bile zordur. Benliğin bu kınanmama hali üst ben karşısında saldırganlık olarak yorumlanır. Böyle bir yorum kolektif bilinci yatıştırır.
Sayfa 160 - Kuzey Afrika’da İtiraf Tavırları 2·Kitabı okudu
Sosyoloji
Şiiler, Nûr-ı Muhammedî teorisini bazı Kur'an ayetleriyle de desteklemeye çalışmıştır. Bu cümleden olmak üzere, "Sen sadece bir uyarıcısın; her toplum için bir rehber vardır"^ ayetini, "Her nebinin bir hidayetçisi vardır ve her nebinin nûru da Nûr-ı Muhammedî'nin bir parçasıdır. Ali'nin nûru da Muhammed'in nurundandır. O hâlde Ali her nebi ile birlikte olacaktır." şeklinde yorumlayan Şiiler Hz. Peygamber'in, "O senin secde edenler arasında dolaştığını görüyor mealindeki ayetle ilgili olarak, "Ben ve Ali, Âdem'in yüzünde (parlayan) bir nur idik. Allah bizi Abdullah ve Ebû Tâlib'in sulbüne yerleştirinceye kadar temiz sulplerden arınmış rahimlere intikal ettik" şeklinde bir söz söylediğini iddia etmişlerdir.
Yedi sayısı özellikle gnostic karakterli Yuhanna’nın Vahyi’nde de sıkça tekrar edilir. Zira onun vahyinde, Asya’daki yedi kilise, yedi yıldız ve yedi altın şamdan, Allah’ın yedi ruhu, yedi mühür, yedi melek ve yedi borazan, yedi başlı, yedi taçlı ejder ve yedi tas gibi tüm apokaliptik vizyonlar tümüyle yedi sayısı üzerine kurgulanmıştır. ​Yedi ve yetmiş, Kur’an ve Hadislerde de sık kullanılmıştır. Nitekim, yedi sayısı sadece Kur’an’da tam yirmi iki kez zikredilmiş; yetmiş sayısına ise, üç ayette yer verilmiştir. Bu iki sayının Kur’an’da zikredildikleri bağlamlar incelendiğinde, bunların bir kısmında bizzat yedi sayısının kastedildiği, bir kısmında da kelimenin kesretten kinaye olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Söz gelimi, hacda kurban kesmeye gücü yetmeyenlerin kaç gün oruç tutmaları gerektiğini beyan sadedinde zikredilen yedi sayısı, reel anlamda sayısal bir değer ifade etmektedir.^{554} Hz. Musa'nın Allah'tan af dilemek maksadıyla kavminden seçmiş olduğu insanların sayısını bildirmek için kullanılan yetmiş sayısı da aynı şekildedir.Buna karşın, Allah yolunda harcamada bulunanların durumunun kendisinde yedi başak bulunan bir buğday tohumuna benzetildiği ayetteki sayı, kesret/çokluk ifade etmektedir.Keza, Tevbe 9/80. ayette münafıkların asla bağışlanmayacaklarına yönelik bir vurgu bağlamında kullanılan yetmiş sayısı da yine aynı anlam içeriğine sahiptir. Bazılarının bu sayıda keramet aradıklarına işaret eden Şevkânî (ö. 1250/1834)'nin anılan ayetle ilgili yorumu şöyledir: "Burada, Hz. Peygamber'in yetmişten fazla istiğfar etmesi hâlinde Allah'ın onları bağışlayacağı şeklinde bir anlam kastedilmemektedir. Bu sayıyı kullanmaktaki maksat, Allah'ın onları kesinlikle bağışlamayacağına yönelik aşırı bir vurgu yapmaktır. Zira Araplar, bir şeyi çoğaltmak/abartmak