Yorum

Post Mortem isimli okurun asıl gönderisini gör
Yani adam Hristiyan, ne yapacaktı? Kelime-i şehadet mi getirecekti? Sen bir öykü yazsan mesela içinde Hindularla ilgili bir bölüm olsa Hindu tanrılarından gerçek tanrılar olarak mı bahsedeceksin?
Yurdum akademisyeni, tanımadığı insana hitap ederken direkt "sen"i mi tercih ediyor, bunun yanında akademisyenliğinin verdiği yetkiye dayanarak tepeden bir söylev mı kullanıyor? Yüce İsa adına! BİZ bitmişiz... BEN bir öykü yazsam, Hindu tanrılarından gerçek tanrılar olarak bahsetmem, burası bir gerçek. Fakat onların inançlarını aşağılar nitelikte bir dil de kullanmamaya çalışırım, düşüncem de bu yönde. Yani SİZİN düşünceniz doğrultusunda, yazardan Kelime-i Şehadet beklediğim yok, sadece biraz SAYGI bekledim, onu da bulamadım.
Meselenin akademisyen olmamla ne alakası var? Yorumumda bununla ilgili bir şey mi belirtiyorum? Akademisyenim diye hayatımın her anında bunun bilinci ile mi yaşamalıyım? Yoksa senin gibi anonim isimlerin arkasına mı saklanayım? Her laftan nem kapan hassaslığınızı lütfen başkaları üzerinden giderin. 1816 yılında yazılmış bir kitabı, üstelik çoğu durumda dini bir perspektiften bakan hikayeleri kendi değerlerine uymuyor diye beğenmiyorsun ama bu arada adam senin için kafir, bunu doğrudan ifade etmeyip riyakarca bir kibarlıkla belirtince mi sorun olmuyor? Son olarak bir kurumu filan temsil etmiyorsan, bir kişisindir ve hatırladığım kadarıyla dilimizde birinci tekil şahıs zamiri "sen". Gramer kurallarına uymak saygısızlık olmaz. Sana ekstradan saygı duyuyorsam "siz" diyerek nezaket gösterebilirim ama başkalarına çok kolayca "ezik" diyebilen birine karşı nazik olmak için de bir sebebim yok.
Mesele hitap şeklin. Sana özellikle, göze sokar gibi SİZ diyorum hala bana senli benli cevaplar yazıyorsun. Neyse ki az buçuk saygı kırıntısını, "hassaslığınız" kelimesi üzerinden sergilemişsin, aferin ;) Kaç yılında yazıldığı beni bağlamaz, çokça Hristiyanlık güzellemesine maruz kalmaktan mütevellit zaten kitabı beğenmedim, üstüne üstlük değerlerimin aşağılanmasını görmek de hoşuma gitmedi. Bütün bunlar bir araya gelince, "eziklik" kelimesini kullanmayı kendime hak gördüm. 1800 bilmem kaç yılında yazılmış kitabın bilmem kaç yılında ölmüş yazarını savunmaya geçeceksen fazla uğraşma, dava benim açımdan zaman aşımına uğradı bile :D Bana hitap ve saygı kısmına gelince... Sen kimsin ki senin saygına ihtiyaç duyayım be adam? Senin gözünde anonim görünsem de temsil ettiğim kurum senin boyunu aşar, bunu kimsenin gözüne sokmaya ihtiyacım yok sadece. Bu da böyle biline. Haydi şimdi Gece Tabloları kitabını da sıkıca göğsüne bastırıp, seninle birlikte kitabı beğenen ekibin arasına katıl.
Bir yerlerde haddini aşan bir yerlerde oturmanın verdiği özüne mündemiç olmayan saygıyı görmeye alışık olduğun belli. Neyse uzatmayacağım. Yorumunu okuyanlar, ifadenin saygısızlıktan değil, yazarın dini tutumu ve eserin tarihsel şartları sebebiyle olduğunu ve yazarın "ezik" olmadığını anlasınlar yeterli. Bye..
Hahahahhahhaa :D Öncelikle beni anonimliğin arkasına sığınmakla itham edip ardından profilini anonimleştirmen, üstüne üstlük tepeden konuşurken unvanına halel gelmesin diye "akademisyen" ibareni kaldırman... Gece Tabloları kitabını beğenmesem de sayesinde geceme renk kattın, sağolasın ;) Ha bu arada hakkını yemeyeyim, cidden bu konularda iyiyimdir, nerede kullanırım bilmem ama sayende bir de kelime öğrenmiş oldum, teşekkürü bir borç bilirim (bkz. mündemiç). Öğrencilerine de aynı derecede faydalı olman dileklerimle. Selametle.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.