Özgün Onat

Özgün Onat
@yorumperisi
Sosyal Edebiyat Dergisi Yayın Yönetmeni, yazar. Beyaz Fil Yayınları Proje Yöneticisi, Halkla İlişkiler Sorumlusu. İşletme mezunu. Sosyoloji öğrencisi.
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
KESİN TEMASSIZLIK VAR / ONUR GÖKŞEN Sevgili dostum Olga Söner'in keyifli bir bayram geçireyim diye gönderdiği Onur Gökşen'in "Kesin Temassızlık Var" adlı kitabını okudum. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Onur Gökşen, 2018'de bankacılığı bırakıp yazmaya daha çok vakit ayırmaya karar vermiş. Ali Baba ve 7 Cüceler filminde Cem Yılmaz'a senaryo asistanlığı yapan Gökşen, 2014'ten beri Ot Dergi'de yazmakta ve iki senaryo çalışması bulunmakta. Ayrıca Cem Yılmaz'ın Ali Baba Ve 7 Cüceler, Arif v 216 ile Deli filmlerinde ufak rolleri bulunmaktadır. Kitapta bir bölümü arka kapakta da olan <" Onur Gökşen ve Edebiyatı" Veyahut "Hayatı Ve Eserleri"> başlıklı Cem Yılmaz'ın giriş yazısı bulunmakta, tabii Yılmaz tarzı bir yazı. Gökşen kitabını "Canım kardeşim Mert'e..." diyerek ona ithaf etmiş. "Veli Toplantısı" başlıklı yazının bir yerinde : "Sokakta maç yapmak varken niye Gauss yöntemini öğrenecektik ki? Bana neydi divan şiirinden 13 yaşında, sınıfa o sene gelen güzel bir kızın mavi gözlerini düşünmek varken?" diyor!!! Gökşen ile 6 yaş farkımız var (ben ablayım ) O dönemde müfredat değişmediği için bahsettiği Gauss Yöntemi ne ola ki??? Araştırdım tabii ki, internette yazdığına göre; Gauss yöntemi (Gauss Eliminasyonu), lineer denklem sistemlerini çözmek için kullanılan, matris satır işlemleriyle katsayılar matrisini üst üçgensel forma dönüştüren temel bir matematiksel algoritmadır!!! Daha fazla okuyunca gördüm ki aslında Gauss Yöntemi bizim 'satır azaltma' olarak öğrendiğimiz yöntemmiş... Teknik terimlerle boşuna kafa karışmış "Uzay Gemisi" adlı bölümde ise; "Çocuklukta her şey farklı, çünkü kimse senin hayal gücüne ket vuramıyor.", "Bir çocuğun hayal gücüyle hiçbir yetişkin baş edemez." cümleleriyle çocukluğu kısa, öz biçimde tanımlayarak çok güzel ifade etmiş. Gökşen, 80'li
Kesin Temassızlık Var!Onur Gökşen · İnkılap Kitabevi · 201920 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·96 syf.··
2026 5. kitabı
SENARYO NASIL YAZILIR / GÜLSÜM ÖZ Tüyap Kitap Fuarı'nda Gülsüm Öz'den imzalı aldığım "Senaryo Nasıl Yazılır" adlı kitabını ancak okuyup, yorumunu yazabildim. Aslında Gülsüm Öz'e yazar demek haksılık olur. Çünkü kendisi aynı zamanda senaryo yazdığı gibi TV dizilerinde proje tasarımı yapıyor ve çeşitli kurumlarda Yaratıcı Yazarlık ile Senaryo Yazarlığı dersleri veriyor. "Tam Gün Ücretsiz Yaz Okulu", "Sokak Çocukları Umut Evi", "Küçükçekmece Kadın Sığınma Evi" gibi sosyal projelerini de hayata geçiren Gülsüm Öz'e çalışmalarında başarılar, kalemi daim olsun. "Senaryo Nasıl Yazılır" adlı kitabında Gülsüm Öz, film ve dizi senaryosu yazmak isteyenlere rehber niteliğinde bilgiler veriyor. Senaryo yazmaya nasıl başlarız?, Reyting, Öyküleme anlatımının özellikleri, Kurallar, Tretman, Senaryo ekibinin iş paylaşımı, Sahne geçişleri, Diyalog, Sinopsis gibi başlıklarla senaryo yazmak isteyenlere konu ile ilgili ipuçları, bilgiler veriyor. Birkaç sene önce Öz'ün kaleminden "Hoş Bulduk İstanbul" adlı eserini okumuştum. Çok beğendiğim içinde "Anneler, Kızları ve Esrar" adlı kitabını almıştım ama daha okuyamadım, sırada o var. Katkısı olduğu dizileri oynadığı dönemde seyrettiğim Öz'ün senaryo ekibinde bulunduğu filmleri de izlemek, kalemini beğendiğim yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Eğer okumadıysanız Gülsüm Öz'ün kalemiyle tanışmanızı tavsiye ederim.
Senaryo Nasıl YazılırGülsüm Öz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20242 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 4. kitabı
CANTERVILLE HAYALETİ / OSCAR WILDE Elli yıl aradan sonra kütüphaneden üç ödünç kitap aldım, İBB kütüphanesinden aldığım bu kitaplardan ilk olarak (kafamı dağıtmak için) Oscar Wilde'ın kaleminden Canterville Hayaletini okudum. Kitapta Mutlu Prens ve Canterville Hayaleti adlı iki kısa öykü var. Mutlu Prens daha önce (çocukluk döneminde) okuduğum bir öykü. Canterville Hayaleti'nden ise emin olamadım, tanıdık çok yerler vardı, ama sonunu hatırlayamadım. Mutlu Prens, Wilde'ın Mayıs 1888'de yayımlanan " Mutlu Prens ve Diğer Hikayeler " adlı kitabının ilk öyküsü. En ünlü öyküsü. Bir prensin değerli taşlarla süslü altın heykeli ve onunla dost olan küçük Kırlangıç'ın kentteki fakir ve ezilenlere yardım etmelerini anlatıyor. Bazı eleştirmenlere göre kapitalist ideolojilerin eleştirisini yaptığı hüzünlü öykü, bence bu kadar değil insanların görünüş ve maddiyata verdiği önemi de gösteriyor, bizim Nasreddin Hoca'nın 'Ye Kürküm Ye' fıkrası gibi. Canterville Hayaleti ise Mart 1887'de yayımlanan ilk öyküsü. "Canterville Hayaleti – Hylo-İdealist Bir Romantizm: Kurtarıcı Kahraman Kadın" başlıklarıyla iki bölüm halinde The Court and Society Review'da, 23 Şubat ve 2 Mart 1887 tarihlerinde yayımlanmış. Dip notta; Hylo-idealizm, maneviyatı maddi alanın içinde gören felsefi düşünce olarak açıklanmış. Mizahi öğeler taşıyan öykü birçok kez sinemaya uyarlanmış Belki bu yüzden hatırlar gibi oldum. Öykü, bir İngiliz malikanesini satın alarak taşınan Amerikalı Bakan Mr. Otis ve ailesi ile üç yüz yıldır malikaneye musallat olmuş bir asilzadenin hayaleti arasındaki çatışmayı anlatıyor. Pragmatizme inanan aileyle ne yaparsa yapsın başa çıkamayan hayaletin komik hikayesi aynı zamanda Amerikan materyalizmini hicvederken, geleneksel İngiliz değerlerini alaya alarak, Gotik korkuya mizahi bir yorum
Canterville HayaletiOscar Wilde · Can Yayınları · 20211,326 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2026 3. kitabı
BABAMIN ÇİÇEĞİ / CEM SULTAN Sevgili Dilek Özdemir moderatörlüğünde beraber okuduğumuz Cem Sultan'ın "Babamın Çiçeği" adlı kitabını nihayet bitirdim. geç kalma sebebinin kitapla bir ilgisi yok, benim bahar yorgunluğundan hızlı okuyamamam. "Babamın Çiçeği, sevmenin ne kadar sessiz, kaybetmenin ne kadar tanıdık olduğunu hatırlatan kısa bir anlatı serüveni. Bu roman, kırılganlığın bir zayıflık değil, insanı hayata bağlayan bir duygu olduğunu fısıldıyor. Bu kitap, yere düşüp kalkmaya cesaret edemeyen herkese, sessiz ve içten bir ses tonuyla sesleniyor. (Arka kapaktan) Önsözde ise; Bu roman, kelimelerle kurulmuş bir hikayeden çok daha fazlası. O, erken yaşta kaybetmenin içimde açtığı sessiz yaraların, susarak biriktirdiğim acıların ve zamanla içime çöken karanlığın içinden doğdu. Ondört yaşımdaydım babamı kaybettiğimde... Yıllar sonra,, gençliğinin baharında, yirmi yedi yaşında kardeşini toprağa veren bir insan olarak, kaybın yalnızca bir eksiltme olmadığını öğrendim... Bu roman, işte o birikmiş yıkımların sessizce içimde büyüttüğü duyguların eseridir....Ve eğer bu roman, hayatın koşturmacasına kısa bir durak verdirip size bir an olsun huzurlu bir nefes aldırabilirse, işte o zaman amacına ulaşmıştır." demiş Cem Sultan Babamın Çiçeği, bir baba - kız arasında olan kuvvetli bağı anlatıyor. Babanın biricik kızı üzerine titremesini, kızın babasını kahraman olarak görmesini, aralarındaki sessiz iletişimi okura aktarıyor. Günümüzdeki yaşananları anlatırken, geçmiş anılara yapılan yolculukla baba kız bağının oluşumunu, yoğunluğunu işlemiş. Sevginin yaraları iyileştirme gücünü, aile bağlarının verdiği desteği, dostluğun gücünü okura hissettiriyor. Yaşanan acı olayların hüznünü Pamuk ve Badi'nin gülümseterek hafifletmesi, yitirilenlerin yerine yeni nesillerin gelmesi yeşeren umut
Babamın ÇiçeğiCem Sultan Yılmaz · Pikap Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 2. kitabı
KORKMA BU AKŞAM GELİP ÇALMAM KAPINI / PERİHAN MAĞDEN Bu kitap Perihan Mağden'in okuduğum ikinci kitabı, ilki Tehlikeli Temayüller'di, onu beğendiğim için bu kitabını okudum. Kitap, Mağden’in Radikal Gazetesi’ndeki köşe yazılarından derlenmiş ve seçilen 35 makaleye bir de Mağden'in bu kitap için yazdığı bir yazı eklenmiş. Dolayısıyla günlük gazetede yazılan köşe yazıları olduğu için o dönemde gündelik hayatta yaşananlar ile ilgili yaptığı eleştirileri kapsamakta. Bu kitabın bir özelliği var. O dönemde satılan en ucuz kitap olması, ama basılan diğer ucuz kitapların aksine baskı, kağıt ve kitap üretim kalitesinden ödün verilmeden ucuza basılan ve satılan ilk kitap. Kitap ile ilgili yapılan yorumların çoğu olumsuz ama bu kitaptan ne bekledikleri ve kendilerinin kitap, yazar, dönem konusunda ne kadar bilgili olduklarıyla ilgili bence. Okuduğu kitabın içeriği, yazarın tarzı hakkında bir fikri olmayan okurlar (tabii o dönemi yaşamamış, bilmeyen) acımasızca eleştiri yapmışlar. Bu demek değil ki ben yazara hayranım, her yazdığında haklı. Yazdığı eleştirilerin çoğuna katılsam da katılmadıklarım olduğu gibi katıldıklarımda da abarttığını düşündüğüm yazıları var. Ama oda yazarın görüşüdür, tarzıdır saygı duyarım. Kitabın adının içerikle ilgisi olmadığı için eleştirenlerde vardı. Mağden kitaplarının adını genelde şarkı sözlerinden seçiyor. Bu bilgiyi öğrenen birkaç kişi bu şarkıyı bilmiyoruz demiş. Bilemezler çünkü yaşları tutmuyor, şarkı adı değil içinde geçen bir söz. Bu mısra Ajda Pekkan'ın söylediği 'Kimler Geldi Kimler Geçti' adlı şarkıdan. Kitaba dönersek; bir çok müzik, film ve yazardan bahsediyor. Gipsy Kings, Jay Jay Johansen, Black, Frank Sinatra gibi, çoğunu o dönemde dinlemiştik, tabii Frank Sinatra başka o tüm zamanların en iyilerinden, daima dinlenir. İzlediği
Korkma Bu Akşam Gelip Çalmam KapınıPerihan Mağden · Everest Yayınları · 2004250 okunma