Eylem Tamaç

Eylem Tamaç
@yosundiplerinden
İnsan bir girdaptır
Konservatuvar | Opera
İstanbul
40 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
dilini doğru düzgün bilmeyen herkes redaktöre güvenip yazar olabilir mi?
3/10
·144 syf.··
2021 12. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2021 00:46
İmla hataları ve anlamsız cümlelerle dolu bir kitap... Direkt yerine direk, bacon yerine beykın ve daha niceleri... Düşünüyorum kitabı gelişigüzel yazıp yayınevine göndermek gerçekten yazarlık mıdır? Dil bilgisinden bihaber, doğru düzgün cümle kuramayan insanlara yazar denir mi? Kitap bir çok yerde tekrara düşüyor. Bir kez anlatılan bir şey örnek veriyorum ilkinde karakterin iç sesinden okunuyor, ikincide biriyle karşılıklı konuşurken yine karakter içinden geçiriyor, üçüncüde ise başka biri başka birine anlatıyor gibi gibi. Çok sıkı bir merak uyandırmıyor. Kurgu zayıf. Tek iyi yanı dilinin kolaylığından bir oturuşta okunması diyebilirim. Kitap kulübümdeki toplantı için görev bilinciyle okuduğum bir kitap olmasaydı okuduğuma çok pişman olacağım bir kitaptı. Zaman çok kısa ve sadece iyi kitaplar okumak istiyorum.
Cinayet A.Ş.Ayşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 2020288 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·95 syf.··
2021 5. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 02:48
Dünyanın Bütün Sabahları'nı okumaya başlamadan önce fazlaca iyi önyargım vardı, başlarda kitabı sevip akıcı buldum ancak biraz okuduktan sonra iş değişti. Öncelikle dili çok sığ, edebi güzellikten uzak. Çeviri olduğu için mi okuyucuya istenilen derinliği veremedi bilmiyorum fakat bir kitap bu kadar kopuk bir olay örgüsüne sahip olduğunda yazılan hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Karakterleri tanıyamıyorsunuz. Aralarında aşık olmaları için hiçbir sebep bulunmayan iki insan vardı ve bu yüzeysel ilişkiye hiç gerek yoktu çünkü olay örgüsüne hiçbir şey katmadı. Resmen araya aşk sokuşturayım demiş yazar. Toinette neden ablasına ihanet etti mesela? Sebebi neydi ve ablası bir bakıma kardeşinin bu ihaneti yüzünden ölmüşken biz neden bu konuyla ilgili Toinette'in iç dünyasına dair hiçbir şey bilmiyoruz? Ve sonra bütün kitap boyunca Sainte Colombe'den ve sonra kızından aldığı dersler olmasa saraya tekrar giremeyecek nankör, kralcı ve Madeleine'in ölümüne sebep olmuş Marin Marais neden tekrar Mösyöden alacağını aldı? Hiçbir karakterin iç sesini dinleyemediğimiz için anlamsız sorularla baş başa kaldım. Müzisyenin hayata karşı duruşu dışında hiçbir duyguyu alamadım bu kitaptan.
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,021 okunma
Puan vermedi·391 syf.··
2020 69. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 00:26
Edebiyatın yalnızca hayatın binbir türlü çiçek böceğini, kuşlarını, güzelliğini anlattığını sanan "dünyayı güzellik kurtaracak" tayfanın okumaması gereken kitap. Öyle ki bu okurların incelemelerinde, "bu kitabı hoş bulmadım, doğru bulmadım, cinsel organ için kullanılan kelimeler daha usturuplu seçilmeliydi, aile neden Arap seçilmiş ırkçılık yapılmış" minvalindeki sözlerinden kaçamayabilirsiniz. Kitapta üç tane uzun öykü bulunuyor. Her birinde fantastik ve mistik unsurların gerçek detaylarla anlatılması yazarın dilindeki belki de en belirgin ayrıcalık. Alice, Aliye ve Ali arasında kitabın sonunda apaçık bir bağlantı kurulmasa da üçünde de aynanın metaforik bir anlamının olması; falcı kadının Ali için, bir çok kez dünyaya gelip kaybolan sevgilisini aradığı bir kadın olduğunu ama son doğumunda erkek bedeninde doğduğunu söylemesi; Alice'in android sevgilisini aramak için Harran'da bir meczup olması, Aliye'nin aynada sırlanması bana kaybolduklarını veya kaybolmanın başka bir şekliyle öldüklerini ve Ali olarak dünyaya gelebileceklerinin ipuçlarını verdi. Belki de zorlama detaylarla üçü arasındaki bu bağlantıyı kurdum bilemiyorum. Sonuçta kitapta bu bağlantı kurar gibi yapılıp bir kesinliğe bağlanmamış ve okuyucuya bırakılmış. Ali'nin, annesi ve babasıyla otele gittiği yerde Alice'i görmesi beni ayrıca sevindirdi ve bu küçük detaylarla geçmişe dönük hafızamı hep diri tuttu. Aile içindeki ensest, çocukların cinsel fantezileri, küçük yerlerde yaşanan sapıklıkları herkesin bildiği halde üç maymunu oynaması gerçekte var olan şeyler ve yazılmasında bir sakınca göremiyorum. Kitapta konuşacak çok fazla detay var. Hepsine giremem fakat oldukça beğendiğim bir kitaptı.
Üç Aynalı Kırk OdaMurathan Mungan · Metis Yayınları · 19993,017 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2020 66. kitabı
(spoiler) Hayatını sevdiği adam tarafından tanınmamışlığı ve sevilmemişliği üzerine kuran bir kadının mektubu... İlk gençliğinden ölümüne dek aşık olduğu adamdan ziyade bu imkansız aşka tutkuyla bağlanmayı seviyor bilinmeyen bir kadın. Bu aşkı öylesine seviyor ki çocuğu öldüğünde, çocuğunu kaybeden bir anne değil, sevdiği adamı tamamen kaybeden bir kadın oluyor ve yaşamına ancak, artık bu adamdan geriye kendisine hiçbir şey kalmadığı için son veriyor. Kesişen yazgılarında sevdiği adamın bir hiçi olmak bence onun hayatının anlamıydı ve buradan besleniyordu. Sonsözde Ahmet Cemal 'in sorduğu soru kitabın tek cümleyle özeti aslında "Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?" Hiç sevgiyi tatmamış bir çocuğun, o ilk zamanlarda aşık olduğu adamın kendisini görmeden, hakkında duyduklarından yeşerttiği sevgisinde, karşısına çıkan ilk sevgi damlasına ömrünün sonuna kadar sadık kalan bir bilinmeyen kadının aşkında aynı soruyu ben de defalarca sordum. "Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?"
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
Puan vermedi
(Karakterin kendisine dair spoiler olabilecek bir inceleme) Kitap, sürprizli bir karakterin yazar olma çırpınışlarını anlatıyor ancak daha önemlisi bir insanın "açlık" mücadelesi. Daha ilk sayfasından karakterin öylesine ıstırap dolu yaşamıyla başlıyor ki okudukça bir insanı ne kadar açlıktan var edebilirseniz, işte o kadar edebiliyorsunuz, o tasavvur karşınızda ete kemiğe bürünmüş oluyor. Bu öyle empati yapılacak bir yoksulluk değil yalnız. Kitabın yazılmasının üstünden yüz seneden fazla geçmiş olmasına karşın, açlığın hala böylesine kanlı canlı yaşayan bir dert oluşu aslında onu en zamansız kılan ve kılacak olan unsur oluyor. Karaktere sürprizli dememin sebebi ise kitabın geneline hakim olan o kasvette bile gidip gelen aklıyla kendisini anlaşılmaz kılıp o kasveti dağıtması, bazen konuştuğu insanların gerçek olup olmadığını sorgulama ihtiyacı uyandırıyor olması, açlıktan ölürken sırf bir soylu gibi görünmek için içindeki ceketi satıp bu parayı bir ihtiyara vermesi gibi pek de aklı selim insanın yapmayacağı şeylerden ileri geliyor. Kitap genelde iç monologla ilerliyor. Bu iç monologlar sayesinde açlığı anlamasak da gerçek açlığı yaşayan birini en sonunda inançsızlığına kadar tanıyoruz ki her kitapta yaşayabildiğimiz bir deneyim değil.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma