“Keşke öyle olsaydı , keşke böyle olmasaydı türünden şikâyetler... Hepsi geçmişe yönelik. Hiç geleceğe ait bir hayalin yok mu senin?”
O zaman dehşetle , geleceğe ait hiçbir hayalimin olmadığının farkına vardım. Ziyan olmuş bir yaşamın arkasından ağıt yakıyordum ve ileriye dönük hiçbir şey söylemiyordum...
Kedi olacaktım. Artık hayatım da bir köpek olarak bağlanmalara , başkalarını kendime bağlama çabalarına , başımı okşatmaya , sevgi ve sıcaklık ihtiyacı içinde insanların bacaklarına sürünmeye , kuyruğumu sallayarak sevimli gözükmeye gayretine hiç yer yoktu .
Bütün bunlar bir köpek gibi bağlanmam , sevgi ve merhamet dilenmem yüzünden başıma gelmişti . İnsan denilen yaratıklara ilişkin düşüncelerimin yanlışlığı yüzünden . Dünyayı aydınlık ve sıcak , merhametli bir yer gibi düşünmem yüzünden . Bütün köpekler saftır zaten.
Oysa şimdi bir kediyim ben: Uzak , denetimli , soğukkanlı ve güçlü bir kedi. Eski Mısır’da , Beni Hassan’da yapılmış üç yüz bin kedi mumyasından biriyim : Onlar kadar soğuk ,onlar kadar güçlü ve mağrur...