Spoiler içerir.
“Çocuklarımıza okuduğunu anlama, yorumlama, matematiksel düşünme becerileri kazandırmak ve zihinlerini özgürleştirmek için önce kendi zihinlerimizi özgürleştirmeliyiz” (s;154)
İncelememe bu paragraf ile başlamak istedim çünkü kitabın özeti mahiyetinde olan bir paragraf. Kitap, kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak daha çok pedagojik bilgilerle eğitim dünyasında özgür çocuklar yetiştirmeyi hedefleyerek harika mesajlar veriyor. Eğitim hayat boyudur, her bir çocuğun ayrı ayrı hayatını kuran bir birey olarak, ‘özgür çocuk’ olarak yetiştirilmesi gerekir. Anne-baba, öğreten ve öğrenen (öğrenmeye devam eden) herkese tavsiyedir.
Gerçek anlamda sevgi, diğer insanları da kendimiz kadar sevebilmeyi içerir, kendimizden çok ya da kendi yerimize de ğil. Bir başka deyişle, sevgi, diğer insanların seçimlerini kendi seçimlerimiz gibi sevebildiğimizde gerçekleşir. Ama sevgi tek bir yaşantı değil süreçtir. İnsanın kendisini savunmasızca ortaya koyabilmiş olmasının acılarını ve zaferini içeren bir süreçtir.
Geçmişinin tutsağı olan insan, içsel dünyasına inebilme öz gürlüğüne sahip değildir; sürekli kendisini gözlemler ve yargı lar. Özgür insan ise kendini gözlemlemeden hayata katılır.