Eski uygarlıkların çoğunda düşüncenin bir yapı halinde oluşturulmaktan çok "ortaya atılma" yoluyla oluştuğu ve gerçeğin de daha ayrıntılı hale gelmek üzere bir analiz sürecinden geçmeden, birdenbire tanındığı yolunda bir izlenim vardır. İnsanın, çok uzun zamandan beri düşünüyorsa, bir akıl yürütmek üzere kendi yöntemlerini bulup çıkarması için uzun zaman beklemesi gerekmiştir. O zaman da bu akıl yürütme denen şeyin kendi kurduğu yasalara uyduğunu ve bunları kuranların isteğine ya da tanrıların buyruklarına boyun eğmediğini de anlaması gerekir.