Yusuf Kaan

Yusuf Kaan
dum spiro, spero
Bugün her parçacığın imha olmasını mümkün kılan bir karşı-parçacığa sahip olduğunu biliyoruz. (Kuvvet taşıyıcı parçacıklarda ise parçacıklar karşı-parçacıklarıyla özdeştir.) Kim bilir belki de karşı-parçacıklardan yapılmış tamamen karşı-dünyalar ve karşı-insanlar vardır. Ama sakın ola kendi karşınızla veya karşı-benliğinizle rastlaştığınızda tokalaşmaya kalkmayın! Büyük bir ışık parlamasıyla birlikçe ikiniz de yok olursunuz.
Sayfa 94
Bilim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Belirsizlik İlkesi
Kuantum mekaniği bilime kaçınılmaz bir öngörülemezlik veya rastlantısallık öğesi ekler.
Sayfa 78
Bilim
Genişleyen Evren
Friedmann'ın modelinde galaksilerin hepsi birbirinden doğrudan uzaklaşır. Durum daha çok üzerine boyayla bazı noktalar eklenmiş bir balonun durmadan şişirilmesine benziyor. Balon genişledikçe tüm noktalar arasındaki mesafeler büyüyor, ama genişlemenim merkezi olarak adlandırılabilecek bir nokta yok. Dahası noktalar birbirinden ne kadar uzaksa birbirinden uzaklaşmaları da o kadar hızlı oluyor.
Sayfa 64
Bilim
Günümüzde bilim insanları evreni iki temel kısmi kuramla açıklıyorlar: Genel görelilik kuramı ve kuantum mekaniği. Her ikisi de 20.yüzyılın ilk yarısının büyük entelektüel başarıları arasında yer alıyor. Genel görelilik kuramı kütleçekim kuvvetinin yanı sıra, evrenin büyük ölçekli yapısını, diğer bir deyişle birkaç km’lik ölçeklerden bir milyon milyon milyon milyon (1’den sonra 24 sıfır) km uzunluğundaki ölçeklere kadar uzanan gözlemleyebildiğimiz evrenin yapısını açıklıyor. Öte yandan kuantum mekaniği aşırı ölçüde küçük, bir santimetrenin milyon çarpı milyonda biri gibi küçük ölçeklerdeki olgularla uğraşıyor. Ancak ne yazık ki bu iki kuramın birbirleriyle tutarsız olduğu, başka bir ifadeyle her ikisinin birden doğru olmayacağı biliniyor.
Bilim
1929 yılında Edwin Hubble çığır açıcı bir gözlem yaparak nereye bakarsak bakalım uzak galaksilerin hızla bizden uzaklaştığı tespitini yaptı. Başka bir ifadeyle evren genişlemekteydi. Bu, geçmişte söz konusu cisimlerin birbirlerine daha yakın oldukları anlamına geliyordu. Anlaşılan o ki, on veya yirmi milyar yıl kadar önce bu cisimlerin hepsi tam olarak aynı yerdeydi ve bu yüzden de o anda evrenin yoğunluğu sonsuzdu. Bu keşif nihayet evrenin başlangıcı sorusunu bilimin sahasına taşımaktaydı.
Bilim