Yusuf Kaan

Yusuf Kaan
dum spiro, spero
Günümüzde bilim insanları evreni iki temel kısmi kuramla açıklıyorlar: Genel görelilik kuramı ve kuantum mekaniği. Her ikisi de 20.yüzyılın ilk yarısının büyük entelektüel başarıları arasında yer alıyor. Genel görelilik kuramı kütleçekim kuvvetinin yanı sıra, evrenin büyük ölçekli yapısını, diğer bir deyişle birkaç km’lik ölçeklerden bir milyon milyon milyon milyon (1’den sonra 24 sıfır) km uzunluğundaki ölçeklere kadar uzanan gözlemleyebildiğimiz evrenin yapısını açıklıyor. Öte yandan kuantum mekaniği aşırı ölçüde küçük, bir santimetrenin milyon çarpı milyonda biri gibi küçük ölçeklerdeki olgularla uğraşıyor. Ancak ne yazık ki bu iki kuramın birbirleriyle tutarsız olduğu, başka bir ifadeyle her ikisinin birden doğru olmayacağı biliniyor.
Bilim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
1929 yılında Edwin Hubble çığır açıcı bir gözlem yaparak nereye bakarsak bakalım uzak galaksilerin hızla bizden uzaklaştığı tespitini yaptı. Başka bir ifadeyle evren genişlemekteydi. Bu, geçmişte söz konusu cisimlerin birbirlerine daha yakın oldukları anlamına geliyordu. Anlaşılan o ki, on veya yirmi milyar yıl kadar önce bu cisimlerin hepsi tam olarak aynı yerdeydi ve bu yüzden de o anda evrenin yoğunluğu sonsuzdu. Bu keşif nihayet evrenin başlangıcı sorusunu bilimin sahasına taşımaktaydı.
Bilim

Yusuf Kaan

, 2018 okuma hedefini güncelledi.
2018 OKUMA HEDEFİ
26/30 kitap - %87 tamamlandı
26 kitap okudu
30 kitap
5,2bin sayfa
1 inceleme
81 alıntı
MÖ 340 yılı gibi eski bir tarihte Yunan filozof Aristoteles Gökyüzü Üzerine adlı kitabında dünyanın düz bir tepsi değil yuvarlak bir küre şeklinde olduğuna inanmamız için iki iyi kanıt gösterebilmişti. Birinci olarak ay tutulmalarının nedeninin dünyanın güneş ile ay arasına girmesi olduğunu fark etmişti. Dünyanın ay üzerine düşen gölgesi her zaman yuvarlak oluyordu ve bu ancak dünya süre şeklindeyse mümkün olabilirdi. Dünya düz bir daire biçiminde olsaydı, gölge boyu tutulmanın güneşin doğrudan dairenin merkezinin altında olduğu zamanların haricinde uzun ve eliptik olurdu. İkincisi Yunanlar yaptıkları yolculuklardan Kutupyıldızı’nın gökyüzünde güneyden bakıldığında kuzey bölgelere nazaran daha aşağıda göründüğünü biliyorlardı. (Kutupyıldızı Kuzey Kutbu’nun üzerinde yer aldığı için Kuzey Kutbu’ndaki bir gözlemcinin tam üstünde görünür, ancak Ekvator’dan bakan birisi onu tam ufukta yer alıyormuş gibi görür.)
Bilim
"Yaşamda başarının sırrı, fırsat çıktığında ona hazır olmaktır." -Benjamin Disraeli