Şöyle ki 1960'ın sonlarına doğruydu, bir gün evimden dışarı çıktım. Baktım gazete satan çocuklar bağırıyorlardı; "Yazıyor, yazıyor 147 profesörün üniversiteden atıldığını yazıyor" diye. Ben de enstitüye gidiyordum. Gazeteyi aldım, baktım, benim de adım yazılıydı. Gazeteyi çantama koydum, enstitüye değil Süleymaniye Kütüphanesi'ne gittim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gelgelelim rastlantının matkap uçları elmastandır ve içinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader, hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder.
Bu sene 9. Sınıflara Çalıkuşu zorunlu okutulacakmış. Biz de sipariş verdik az önce. Ne güzel kitaptı. Aydan Şener'li uyarlaması da çok güzeldi. Güzel bir karar olmuş. Edebiyat öğretmeni olmadığıma bir kez daha üzüldüm. Şimdi bu gençlerle bu kitap ne güzel yorumlanır..
Oysa bu kadar dökülüp saçılmak, bu kadar açılmak için ancak ölüme yakın olmak lâzımdır. Bu kadar cesur olmak için de kavuşma ümidinin kalmaması. Ben işte bu haldeyim.