Yattığınız yerden para kazanıyor olduğunuzu düşünün… Nasıl olurdu? Ne istiyorduk? Yatarak para kazanmak mı yoksa isteklerimize daha rahat ulaşmak mı?
Aslında hepimize zaman zaman işe gitmek, para kazanma mecburiyetinde olmak ya da sorumluluklarımızı yerine getirmek zor gelir. Her sabah okul/iş için yataktan kalkamadığımızda, belki de zorlandığımız her anda “Çok param olsaydı nasıl olurdu ?’’ “Kolay yoldan para kazanmak mümkün mü?’’ gibi sorular sorarız kendimize… Peki, emeksiz yemek olur mu? Emek vermeden elde ettiklerimiz bizi ne kadar süre mutlu eder? Hiçbir şey yapmadan mutlu olabilir miyiz? Neden olmayalım ki, değil mi? Bu sorularımızın cevabını Şermin Yaşar’ ın “Para Ağacı” kitabında bulabilirsiniz.
Yazarımız kitabında, bütün gün yatarak para kazanan “tembel oğlanın” macerasını anlatıyor. Macera ve tembellik aynı cümlede ne kadar da tuhaf duruyor değil mi? Kitapta birbirine zıt iki kahramanımız var. Biri tembellikten yerinden kalkmaya, okula gitmeye, oyun oynamaya hatta yemek yemeye bile üşeniyor. Diğeri ise bir taraftan okul, dersler, sınavlar koştururken diğer taraftan ailesinin ve kendi istekleri arasında sıkışıp kalıyor. Tüm bunlara rağmen hayallerinde bile hayatın her anını yaşamayı seçiyor. İki kahramanın dostluğu ise bizleri güzel bir hikâyeye sürüklüyor. Bu kadar tezatlıklar nasıl bir arada diye düşünmemek imkânsız. Ama o kadar ustaca kurgulanmış ki okurken hiçbir şey gözünüze batmıyor. Ayrıca her bölümün atasözleri ile anlatılması ise size keyifli bir okuma sunuyor.
Şermin Yaşar okuyorsanız hangi yaştaysanız kitaptaki o karakter oluveriyorsunuz. Çocuk kitaplarını okuduğunuzda ise hep iki kişiliğiniz oluyor. Hem içinizdeki çocuk hem de şu anki siz… Okudukça daha çok seviyorsunuz unutulmaya yüz çocukluğunuzu… Anılarınızı elinden tutup sizinle tekrar bir
İlk kitap, ilk oyuncak
Hayvanları, şekilleri anlatan evadan yapılmış karton kitapları saymazsak ‘Uykucu Alan Nasıl Uyur?’ oğlumun ilk kitabı.
İlklerin yeri her zaman ayrıdır. Bu ilkler çocuklarımızla ilgiliyse daha da bir özeldir, pamuklara sarmalayıp sarar da saklarız… İlk kıyafeti, ilk battaniyesi, ilk oyuncağı, ilk ayakkabısı benim için ne kadar kıymetliyse ilk kitabı da o kadar kıymetli…
1001 Çiçek Kitaplarının yayınlarıyla okuyucuyla buluşan kitabımız, minik bir aslanın uyku öncesi uyu(ma)mak için yaptıklarını bizlere anlatıyor. Kitabı okumaya başladığınızda ‘Aaaaa bu uykucu aslan aynı benim aslan..’ diyebilirsiniz.
Uyku öncesi banyosu, diş fırçalama, uyku dansı… Bir çocuğun oyuncak aslanıyla uykuya geçiş sürecini bizlere güzel bir hikaye ile anlatıyor. Kaç defa okuduk bilmiyorum ama ezberlediğimizi biliyorumJ kitabı tekrar elime aldığımda hatıralarım canlanıyor. Yaptığımız uyku dansı, söylediğimiz ninniler… Yatağa gitmek istemeyen yavruları yatağına güzel bir oyunla götürüyor. Çocuklar için işin içinde oyun olunca uyku bile keyifli hale geliyor. Kitabımızı elimize alalım ve uykucu aslanlara iyi uykular dileyelim…