Sanki muazzam bir makinenin esiri olmuş gibiydik. Kendi özgür irademizle hareket etmeyi aklımıza getirmediğimiz gibi direnmeye çalışalım, diye bir düşüncemiz de yoktu.
Fakat - bunu anlayabilir misiniz bilmiyorum- aslında beni değiştiren, bende gerçekten etki bırakan şey, okuduğum kitaplardan çok sürdüğüm hayatın kokuşmuş anlamsızlığıydı.
Şişmanım ama içeriden zayıfım. Her taş blokunun içinde bir heykel olmasına benzer şekilde, her şişmanın da içinde zayıf birinin olduğuna hiç dikkat ettiniz mi?
Ölüleri uyandırmaya yetecek kadar gürültü her nasılsa şu güruhu uyandırmıyor, diye düşündüm. Uyurgezerlerin şehrinde bir tek ben uyanıkmışım gibi hissettim