Dışavurumun aracı dil olunca, avantajları ve yetersizlikleri üzerine düşünmeden edemiyor insan.Sartre’ın şu sözü meselenin iyi bir özetidir: “Dil eksikli bir şeydir. Her zaman düşündüğümüzden azını söyleriz.”
Nurşen orada gitmiş, annem orada gitmiş, ikisi birlikte ölmüşler. Bana annemin posası kalmış. Benim yıllardır anne diye bildiğim, Nurşen’in enkazıymış.
…
Harika sevinse de göğsünü sebebini bilmediği bir boşluk hissi kaplıyordu. Her şeyi anlayan Harika bu övgülerin aslında annesinin kafasındaki harika bir kıza geldiğinin mutlaka farkındaydı ve o kız olabilmek için çırpınıyordu. Ne kadar çırpınırsa çırpınsın annesine kafi gelmiyordu ve içindeki boşluk belki bu yüzden her seferinde biraz daha büyüyordu.