Okumak demek, kendini hertürlü amactan, gecmisteki hertürlü yargıdan arındırmak, insanin hic beklemedigi bir anda dünyanın henüz kendisi icin söylemediğini nasıl söyleyecegini de bilmedigi seyin sesini yakalamaya hazır olmak demektir.
Emre Kırkpınar'ın Kanlı beyaz duvar yazısını beğendim. En çok ilgimi çeken yazı da o idi. Derginin kapağı olan Audrey Hepburn ile ilgili yazı tanımayanlar için özet gibiydi. Bu sayısı açıkçası tatmin etmedi...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her ortamda konuşmaya yönelik bilgileri ve tavsiyeleri kısaca anlatıyor. Sıkıcı bir kitap değil fakat birazcık teorik bir kitap. İçerisinde örnekler de olsa idi daha güzel bir çalışma olabilirmiş.
Subayın acemi erleri eğitmesinden, atış
kurallarından, eğitim öğretim programının
düzenlenmesinden, bölüğün yetiştirilmesinden, harita okunması ve taarruz
yöntemlerinden söz etmekten ziyade bir subayın saymış olduğum ve benzeri görevleri harpte uygulamak ve yapmakla yükümlü, çeşiti rütbelerdeki komuta ve sorumluların, zaferi ve galibiyeti sağlayacak biçimde görevlerini yerine getirmeleri için taşımaları gerekli ve mutlak niteliklerden, bilimsel hasletlerden
karakter ve meziyetlerden söz etmektedir.
O zamanın şartlarında bunları söyleyebilmek ne kadar kolaydır bilmiyorum ama bu zamanın şartlarında bunları düşünmek bile zor. Söylemek ise ayrı bir meziyet. Fuzuli'nin "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" dediği gibi durum..
Mustafa Kemal ATATÜRK'ü lider yapan en önemli özelliği kuşkusuz "O'nun "entelektüel" olması. Dünyaya, hayata açık bir subayın kendini geleceğe nasıl hazırladığı "O nun mevcut notlarından anlaşılmakta. Ordu, asker, subay ve kahramanlık gibi kavramlarla ilgili düşüncelerini, özeleştirilerini, hatıralarını, özellikle Trablusgarp ve Balkan Harbi'nde yaşadıkları olayalara dair değerlendirmeleri bu eserinde okunabilmektedir.
Subayın nitelikleri, nasıl olması gerektiği hususundaki fikirlerinin yanı sıra, taarruz ruhunu anlatırken verdiği örnekler de onun dünyayı takip ettiğini gösteriyor.
Çanakkale savaşında askere ruh veren düşünceler de bunlar olsa gerek.
Atamı saygıyla anıyorum...
Çok detayı olan bir kitap değil açıkçası. Fakat bilgi açısından yeterli. Bu açıdan bakıldığında insanı sıkmıyor. Değerli vaktinizden 2-3 saat ayırıp okumaya değecek bir kitap. Benim açımdan umduğumu bulduğum bir kitaptı. Farkındalık yarattı, zihnimdeki düşünceleri canlandırdı. Kitabın 83 ve 87 sayfaları arası bir nevi özet gibi olmuş. Sadece o bölümü de okuyabilirsiniz.