Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
-Siz bir subaysınız öyle mi? Ne zaman? Nerede?
-Umumi harpte, muhalif cephelerde bulundum.
-Kolunuzu nerede kaybettiniz?
-Çanakkale'de... dedim.
-Ha ha, öyle ise siz mükemmel bir Kemalist'siniz.
-Bir Kemalist mi? Evet. Fakat Çanakkale'de harp ettiğim için değil, sade bir namuslu Türk olduğum için...
"Bunların hiçbiri ne yaptığını bilmiyor. Eğer bilmiyorlarsa kabahat kimin? Kabahat, benimdir. Kabahat, ey bu satırları heyecanla okuyacak arkadaş; senindir. Sen ve ben onları, yüzyıllardan beri bu yalçın tabiatın göbeğinde herkesten, her şeyden ve her türlü yaşamak zevkinden yoksun bir avuç kazazede halinde bırakmışız. Açlık, hastalık ve kimsesizlik bunların etrafını çevirmiştir. Ve cehalet denilen zifiri karanlık içinde, ruhları, her yanından örülü bir zindanda gibi mahpus kalmıştır."
"Ben Kemal Paşa'dan yana olmam da, kimden yana olurum? Çünkü O, yarın bu dev işini başaracak serdengeçti gönüllerin başıdır. Top seslerinin yirmi beş, otuz kilometreden geldiği anda bile zafere inanıyorum. Lakin onu takip edecek olan ikinci cidal devresinin sonu, bana efsanelerde okuduğum hayaller gibi uzak ve dumanlı görünüyor."