• 359 syf.
    ·19 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Emrem Yunus; Yunus Emre değil Emre' (m) Yunus. Nasıl da kulağa hoş geliyor. Bilhassa içten, samimi ve sevgi dolu bir hitap şekli. Benimseme, sahiplenme ve aidiyetlik duygusu. Öyle hoş, öyle güzel...

    Bir yanım inceleme yazmak için yanıp tutuşurken bir yanım ise mahcup, hüzünlü ve korkak. Çünkü; İskender Pala' nın ağır divan edebiyatı ve derin anlam içerikli üslubu ile yazıya dökmüş olduğu lafizlarını sizlere en iyi bir biçimde aktarmak istiyor lakin ne kadar iyi aktırırsam dahi Od ' a, âşkın ateşine ve "Bizim Yunus' a" layık olamayacağımı biliyordum. Mahcubiyetim, boynumun büküklüğü bu yüzdendir...
    Kitap Molla Kasım' ın elinde bir tomar kağıt üzerinde "Hâzâ Divan- ı Derviş Yunus yazılı" ve Yunus Emre' ye ait iki bin kadar şiirin beğendiklerini alması, beğenmediklerini ise ırmağa atması ve sonunda da hepsini yakmasıyla başlar. Molla Kasım bir gece rüyasında Yunus Emre' yi görür ve bu şiirlerin ona ait olduğunu anlar. Yaptığı şeyden pişmanlık duyar ve kendini suçlu görür. Yunus Emre' yi bulmak için düşer yollara, bulunca da kendini ona adar. Bu defa söz Yunus Emre' de dir. Başlar hayatını Molla Kasım' a anlatmaya...

    Eserin neredeyse her kelâmı, her tümcesi tasavvufa dayalı; Hakk' ı, sevgiliyi, âşık ile maşuk-u, Bizim Yunus' un hamlıktan olgunlaşmasına ve Tebessüm Sultan' ın sözleri ile dolu. İlâhi aşkın yanı sıra dünyevi aşk- ı da güzel bir üslup ile işlemiş; gönül gözü ile bakabilmeyi öğretmiştir. Yunus Emre' e ilahi aşkın esiri olmuş fakat Sitare' yi yani eşi Elif' i de bırakmamıştır. Yunus Emre ona olan sevgisi ve hasreti ile yanıp kavrulmuştur. Çünkü Yıldız' ını erken kaybetmiş, bu meczup dervişi özlem duygusu ile baş başa bırakmışlardır...

    "Çünkü o benim her şeyim, mahremde sırdaşım, zor günde ayaktaşım, er meydanında yoldaşımdı." (59) (Sitare için söylenilmiştir)

    Yazar Yunus Emre' nin dervişlik hayatının yanında Anadolu' nun o dönem ki siyasi olaylarını, kurulan beyliklerini ve Çekikgöz saldırılarını anlatmayı da ihmal etmemiştir. Bu gönlü güzel dervişimiz; halkı kasıp kavuran, mallarına ve canlarına el koyan eşkıyalar döneminde, oğlununun çalınmasına ne yazık ki engel olamamıştır. Ondan ayrı düşmeye mahkum bırakılmıştır. Fakat hiçbir zaman ümidini yitirmemiş ve uğradığı her diyarda da oğlunu sormuş, sora sora Hasan Sabbah' ın fedaileri olan ismaili mensuplarına denk gelmiş ve onlardan oğlunu bulmalarını istemiştir... (yıllar sonra bir araya gelmeyi başarmışlardır)

    "Yeni bir acıya ah edecek olsak, içimizdeki eski bir ah ağzımızdan çıkıp ona yer açıyordu. Her gelen dert, bir öncekini unutturuyor, her acı diğerini bastırıyordu." (33)

    Fedailerin Kalesi Alamut ' un anlatılması ve kısa kısa olarak yer alan ney taksimleri okumaya ayrı bir haz katmış ve yazarın ifade tarzının sürükleyiciliğini devam ettirmiştir...
    Tasavvufu ve ilahi aşk- ı seven okurların; mutlaka okuması gerektiği sevgi ve hüzün dolu çok güzel bir yapıt.


    "Dünya nimeti Allah'ın düşmanıdır Yunus . Dünyalığı sevmek , dostun düşmanı sevmesi gibidir. Dünya bir murdar leş , talipleri ise akbabadır. Yunus ; Sarıcaköylü Yunus , güzel kalpli Yunus , sorarım sana , akbaba mı olmak , Anka mı olmak istersin ?" (77)

    Bunu okuyan değerli okur; akbaba mı olmak, Anka mı olmak istersin?


    Keyifli okumalar
  • Mesele ad, şan ve şöhret bırakmak değil... Mesele nedir? Yaratılış sebebi olan gayeyi unutmamak... Gayeler gayesi olan o sebebi her daim hatırda tutup sevgilinin yolunda olmaktır. Yunus bize bunu öğretiyor bir yerde şöyle diyor:

    İlk adum yunus'ıdı adumı âşık dakdum
    Terk itdüm ud u edeb şöyle haber bırakdum

    Aşk, insanı adını unutturuyor. aşk derdine düşenin geride tek bir adı kalıyor. Âşık! Yunus'un her ne kadar ilk adım, kulağıma okunan ezanla birlikte aşina olduğum ismim Yunus olsa da aşk derdine düştüm düşeli adım da sanım da değişti.
  • MUSTAFA DOĞAN VE MAKİ DERGİSİ...

    KERİM ÖZBEKLER
    GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

    Mersin Şairler ve Yazarlar Derneği (MEŞYAD) Başkanı Mustafa Doğan her zaman olduğu gibi yayınlamakta oldukları Maki Dergisi'nin Temmuz-Ağustos-Eylül 2018 tarihli 108.sayısını posta vasıtası ile adresime göndermiş. 20 yıldır yayınlanan Maki Dergisi'nin bu sayısında, aşağıdaki isimleri yazılı yazar va şairlerimiz karşılarındaki başlıkları kullanarak bu sayıda yer almışlar.

    Osman Baş (Ankara);Maki Dergisi ve Osman Baş,
    Ömer Karayılan (Mersin);Goğnüm hep seni arıyor neredesin sen ?,
    Nafiz Nayır (Mersin);Türküler (Şiir),
    Alişar Dede (Mersin)Görmek (Şiir),
    Mustafa Özdemir (Mersin);Seviyorum seni (Şiir),
    Mustafa Doğan (Mersin);Kınalı topraklar (Şiir),
    Oğuzhan Martin (Anamur-Mersin);Ufuk (Şiir),
    Harun Özmen (Mersin);Bozkırın bilgesi Neşet Ertaş,
    Harun Özmen (Mersin);En uzak yıldız (Şiir),
    Handan Uçak Tunca (Mersin);Güzel (Şiir),
    Fatma Arıkan (Mersin);Bizim herif (Şiir),
    Bekir Yıldız (Mersin);Türkülerin dili,
    Arif Odabaş (İstanbul);Çay sohbeti (Şiir),
    Yunus Beypınar (Kilis);H'iç (Şiir),
    Bilal Karaman (Sivas);Ateş ve su dudakların (Şiir),
    Erhan Çamurcu (Samsun);Hasbihal (Şiir),
    Ahmet Ayaz (Gaziantep);Nerelerdesin ? (Şiir),
    Feride Temel (Almanya);Kömür (Şiir),
    Mehmet Ali Elçin (Mersin)Heybemi verin,
    Hızır İrfan Ünver (Lüleburgaz);Taş yürekli misin ? (Şiir),
    Mürsel Emre Doğan (İstanbul);Kabahat İtirafnamesi (Şiir),
    Şefik Tiryaki (Sivas);Gözüm görmesin (Şiir),
    Aysel Nagehan Ahıskalı (Antalya);Biz ve onlar (Şiir),
    Günay Özdemir (Mersin);Sesindeki tablo (Şiir),
    Tülay Aslan (Mersin);Gönlüme dolsun (Şiir),
    Yavuz Özbey (Mersin);Ağlatma (Şiir),
    Hanife Mert (Mersin);Gerçeğin acıtan yüzü,
    Mehmet Ziya Dinç (Trabzon);Derdin kahpesi (Şiir),
    Mustafa Kutlu (Rize);Uyan kalemim (Şiir),
    Adil Çopur (İstanbul);Şahit (Şiir),
    Haşm Can (Mersin)Kerime sultan (Şiir),
    Hakan Çamurcu (Silifke-Mersin);Eskimeyen (Şiir),
    Kemal Uslu (Tarsus-Mersin);Git yine (Şiir),
    Sonay Arıdıcı (Mersin);Susuyorum (Şiir),
    Afet Kırat (Amasya);Eyletme (Şiir),
    Deniz Süheyla Ergüler (Aydın);Kederimin dili (Şiir),
    Bekir Zorba (Mersin);Ah yalan dünya,
    Ali Atar (Ceyhan-Adana);Onun hikayesi (Şiir),
    Mehmet Nalbant (İstanbul);Aşk-ı muhabbet (Şiir),
    Adile Yıldırım (Anamur-Mersin);Selam olsun bozkırın tezenesine,
    Mustafa Erkenekli (Malatya);Kıyıma duran taşlar (Şiir),
    Ziya Üçer (Adana);İçimin içinde (Şiir),
    Ülkü Olcay (Adana);Son yaz (Şiir),
    Hüseyin Emre (Mersin);Sen aşk nedir bilir misin ? (Şiir),
    Hatice Deniz (Mersin);Aşkın geleneği (Şiir),
    Kadir Huylu (İzmir);Kimin gözlerinde kaybolur kent (Şiir),
    Günvar Korkmaz (Bursa);Mersin'im (Şiir),
    Menderes Oyanık (Kayseri);Biz (Şiir),
    Sündüz Arslan Akça (Tokat);Sevdiğim (Şiir),
    Mustafa Şahin (Malatya);Çok mu görürler (Şiir),
    Hüseyin Kılbaş (Kilis);Gel ey dilber (Şiir),
    Çınar Arıkan (Mersin)İHer şeye rağmen eğitim.

    Siz de, Maki Dergisi'ni edinmek-okumak veya yazı-şiir iletmek istiyorsanız aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.

    Mustafa Doğan
    Maki Dergisi
    Mersin Şairler ve Yazarlar Derneği (MEŞYAD)
    Cumhuriyet Mahallesi, 1636 Sokak, Tamamlar Apartmanı, Zemin Kat, No.3-B
    Yenişehir-Mersin
    Tel.0-533-6006246 veya 0-505-2652387
    E Posta.mesyadmaki@outlook.com
  • İyi dost, iyi günde  çağrıldığında, kötü günde ise çağrılmadan gelendir. Hz.Ömer

    Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır. Pascal

    İyilik ediniz, onun karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeyiniz. Hz. Ali

    İnsan hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur. Şehabeddin Ahmed

    Olgun insan affetmeyi borç, iyilik etmeyi farz olarak kabul eder. Hz.Ebubekir

    Beni kötüleri zulmü değil, iyilerin sessizliği korkutuyor.

    Yaptığın iyiliği hatırlama, gördüğünü unutma. Chillon

    Daima iyiyi, güzeli, doğruyu, öğrenebilmek için okuyunuz, okutunuz. Hacı Bektaş Veli

    Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken bir şey yapmamak, işte budur iyilik. Eurıpıdes

    İyilik insanları birbirine bağlayan altın zincirdir. Çiçero

    İyilik insanlık sanatıdır.  Nizami

    Başkalarında iyilik kendinde ise kötülük ara. Benjamin Franklin

    Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik sebep ve netice zincirinin dışındadır. Tolstoy

    Karşılıgını veremeyecek birine, bir iyilik yapmadıkça, mükemmel bir gün yaşamış sayılmazsınız. Jhon Wooden

    Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz. Dostoyevski

    İyi insanlar merhametli olur, iyilik daima iyilikle karşılık bulur. Konfüçyus

    İnsanın karşısına kötülük etmek fırsatı günde yüz kez, iyilik etmek fırsatı ise yılda bir kez çıkar. Voltaire

    Bir babanın çocuklarına yapacağı en büyük iyilik, onların annelerini sevmektir. Theodore M. Hesburg

    Fenalık etmek kolaydır. bin türlüsü vardır, ama hüner; iyilik edebilmenin yolunu bulmaktadır. Paskal

    İhtiyacı olana iyilik eden iki kez iyilik eder. Puplilius Syrus

    Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.Platon

    Allah (cc) anne babaya iyilik yapmayı, ilahi gazaptan korunma vesilesi kıldı. Hz. Fatma

    Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği incelikle de yapmak gerekir. Diderot)

    Dünyada yapılacak en büyük iyilik, korku içinde yaşayan kimseyi emniyete kavuşturmaktır. Herrick

    Güzellik hoşa gider, zeka eğlendirir, duygusallık coşku verir, oysa kişileri birbirine bağlayan iyiliktir.Rochefoucauld

    Gerçek bilgiye erişmenin tek yolu sevme edimidir. Erich Fromm

    Dünyadaki amacımız sevmeyi öğrenmektir. Hayat sevgiyi öğrenme sürecidir. Paulo Coelho

    Sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiğinde, dünya barışı tanıyacak. Sri Chinmoy Ghose

    Dünyayı okuyanlar ve yazanlar yönetir.

    Öğretmen içi kan ağlasa bile, okulda öğrenciye tebessüm etmek zorundadır.

    Öğretmen, okula bir ibadethaneye girer gibi girmelidir. Nurettin Topçu

    Öğretmenin başlıca ödevi öğretmek değildir, örnek olmaktır. Kendisi okumazsa, bilgisini günden güne artırmazsa bu acunda neler söylenmiş daha neler söyleniyor, bunları merak etmezse çocuklara da örnek olamaz, onlara kuru bir bilgi vermekten öteye gidemez, benliklerini işleyemez.

    Çakıl taşlarını olgunlaştıran çekiç darbeleri değil, suyun onları okşayışıdır. Tagore

    Gitmek sadece bir eylemdir, unutmak ise kocaman bir devrim. Nazım Hikmet Ran

    Kötülükle mücadelede bizi bir başımıza bırakma Allah’ım. Arif Nihat Asya

    Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu. Nazım Hikmet Ran

    Bir insanın ruhuna doğruluk ekmek, kör doğmuş birine görme gücünü vermek kadar olanak dışı bir şeydir. Platon

    Bilgelik, ruha yerleşti mi bir kez, kendini evvela dışa vurur insan yüzünde duraksamaksızın. İçsel huzur, dışsal huzur olarak yansır vücudun diğer organlarına. Hermann Hesse

    Kıymet bilmeyen milletlerde kıymet yetişmez ve kıymet yetiştirmeyen milletlerin kıymeti olmaz. Cemil Meriç

    Bir insanın görünüşte birtakım şeyleri özgürce seçtiğini sandığı şeyler, aslında yaşantısındaki deneyimleri tarafından zorunlu kılındığını anlamadan yaptığı seçimlerdir. Voltaire

    Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, ancak çok basit bir sanatı unuttuk: Kardeşçe yaşamayı… Martin Luther King

    Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarını bile getirmezler. Samuel Johnson

    İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak. Hugo

    Bir aptalı yanıldığına inandırmanın en iyi yolu, onu kendi bildiğine bırakmaktır. John Billings

    Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok ahmaktır. Moliere

    Ben, bilmediğim için diğer insanlardan akıllıyım. Socrates

    Akıllı bir kimse, kazandığı paranın birazını, aldığı nasihatın ise birçoğunu saklar. Harry Karns

    Annesi işlerine karışmaya devam ettikçe, hiç kimse yaşlı değildir. E.Paul Hovey

    Her zaman ara, bir gün altın ararken bakır bulursun, yarın bakır ararken altın bulursun. Descartes

    Güzelliğin beş para etmez, bu bendeki aşk olmazsa. Aşık Veysel

    Aşk, kulübeyi, altından bir saraya benzetir. Holty

    İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olduğu zaman duyar. Goethe

    Para nasıl parayı çekerse, başarı da başarıyı çeker. De Chamfort

    Başarı belki insana çok şey öğretmez, fakat başarısızlık çok şey öğretir. Çin atasözü

    İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir. Andre Gide

    Her şeyin en mühim noktası, başlangıcıdır. Eflatun

    Bütün büyük işler, küçük başlangıçlarla olur. Çiçero

    Bencil insan, tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. Turgenyev

    Başkası düştü mü, ‘Çürük tahtaya basmasaydı’ deriz. Kendimiz düşünce, bastığımız tahtanın çürük çıkmış olmasından şikayet ederiz. Cenap Şehabettin

    Her bildiğini söyleme, fakat her söylediğini bil. Marcel Lenoir

    Hak’tan ve faziletlerden mahrum olan bilgi, hilekarlıktır, onun akıl ve zeka ile alakası yoktur. Eflatun

    Paranın değerini öğrenmek isterseniz, borç almaya çalışınız. Benjamin Franklin

    Kadın kocasını daha az sevmeli, fakat daha çok anlamalı, erkek, karısını daha çok sevmeli, fakat anlamaya çalışmamalıdır. Oscar Wilde

    Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir. Tolstoy

    En güzel kişinin sevdiğidir. Sappho

    Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer. Tolstoy

    Güler yüz altın anahtardır. Maculay

    Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyiniz. Dale Carnegie

    Bazen dudakların bitiremediği cümleleri, gözler tamamlar. Ahmet H. Müftüoğlu

    Gözlerin konuştuğu dil her yerde aynıdır. George Herbert

    Leyla’nın güzelliğine ancak Mecnun’un gözüyle bakmalısın ki, onu seyretmenin sırrı sana da görünsün. Sadi

    Kadınlar erkeklere söyleyeceklerini gözleriyle söylerler. Alphonse Daudet

    Kalbin gözleri, vücudun gözlerinden çok daha iyi görür. N.Güntekin

    Gerçeği her zaman savun, anlayan olmasa bile, vicdanına karşı hesap vermekten kurtulursun. Wells

    Haksızlığa uğramak, haksızlık etmekten evladır. Eflatun

    İnsan dünyada bir Hak’dan, bir de haksız olmaktan korkmalıdır. Hamid Tarhan

    Hiçbir şey ele geçince hayalde olduğu kadar güzel kalmaz. Richard Nash

    Büyük şeylerin hayali ile yaşa, hiç olmazsa daha küçük şeyleri yapmak imkanı bulursun. Bernard

    İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal

    Hatalar, ekseriya en iyi öğretmendir. Froude

    En büyük hata, hata diye bir şey tanımamaktır. Thomas Caryle

    Hırs ile mutluluk, birbirlerini hiç görmezler. Benjamin Franklin

    Hiçbir şey insanın hayal gücü kadar hür değildir. David Hume

    İnsan, hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur. Şehabeddin Ahmed

    İyilik, insanlık sanatıdır. Nizami

    Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz. J.Rousseau

    Hiç bir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz. Hölderlin

    Bir insan, söylediği şeylerden çok, söylemedikleriyle de insanlaşır. Albert Camus

    Olgun insan, güzel sözler söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyendir. Confucius

    Hiç bir insan rastlamadım ki, onda öğrenilecek bir şey bulunmasın. Alfred de Vigny

    İnsan şişirilmiş bir tulum gibidir, ağzı açılınca söner. Kaşgarlı Mahmut

    İnsan, ‘Ne ise o olmayı’ reddeden tek mahluktur. Albert Camus

    İnsan ne kadar az bilirse o kadar çok bildiğini sanır. Rousseau

    İlim, bölüşüldükçe artan hazinedir. Bhartrihari

    Bütün bildiğim şey bir şey bilmediğimdir. Socrates

    İnsan genellikle başkasına sürmek istediği çamura bulanır. Cenap Şehabeddin

    İnsan iftirayı ancak önem vermemekle yenebilir. İftira edileni değil, edeni kirletir. The Circle

    Havayı geldiği, rüzgarı estiği, kadını olduğu gibi kabul edin. Alfred de Musset

    Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir. Pythagore

    Bir insanı avucunuza almanın en güzel şekli, kalbini kazanmaktır. La Cordaire

    Hiçbir kalp zorla elde edilmez. Moliere

    Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene, kimse yardım etmez. Pastalozzi

    Köleliğin en kötüsü, kendi nefsine köle olmaktır. La Fontaine

    Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratamaz. Nietzsche

    İyi bir kitap, iyi bir arkadaştır. Bernaredin de Saint

    Gençlerini kitapla beslemeyen milletlerin sonu acıdır. Ovidius

    Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır. Eflatun

    Konuşmaların en önemlisi, kendi kedimizle konuşmamızdır, ama bunu nedense ihmal ederiz. Oxemstiern

    “Edebim el vermez edepsizlik edene, susmak en güzel cevap edebi elden gidene.” -Yunus Emre

    “Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.” – Benjamin Franklin

    “Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile, vicdanına hesap vermekten kurtulursun.” – Che Guevara

    “Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.” – Nelson Mandela

    “Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur.” – Voltaire

    “Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz.” – Grange

    “Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum zanneder.” – Mevlana

    “Affetmek geçmişi değiştirmez ama geleceğin önünü açar.” – Paul Boese
  • Kişiden başlayıp, kalpleri dolaşarak Allah'a uzanan bir sevgi selidir. Yunus Emre'nin, Mevlana'nın, Bediüzzaman'ın aşkıdır. Allah için yaşamak, Allah için çalışmak, Allah için hizmet etmek ve Allah için sevmek... Gerçek aşk, gerçek sevgi odur. Ölümsüz, temiz, duru...

    Tarihteki ünlü aşkların sonucu hep bu kapıya çıkar. Kuldan başlayıp, Allah'a giden bir yol, bir çizgi...

    Özlenen de bu değil mi?
  • Zübeyir Gündüzalp

    Aziz ve muhterem kardeşim, 

    İslâm'ın her derdine râzı olduğunu söylüyorsun. Bu müjdenle bize âşk ve şevk veriyorsun. O hâlde dinle: 

    Vazîfen; dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır batacak, elin çıplaktır kanayacak… Buna sevineceksin. 

    Firâvun kucağında büyüyen çocuk Musaları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler, konuştuğun için zindana atacaklar... Sevineceksin.

    Çöllere sürülsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülsen ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyen olacak yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu sabırla seyredeceksin. 

    Karanlık zindanlara sokarlarsa ışık, paslı vicdânları görürsen ümit, imkânsız kalplere rastlarsan nûr vereceksin. Sen verdiğin için şuç, sen getirdiği için cezâ, sen konuştuğun için mahkûm olacaksın. Ve buna şükredeceksin. 

    Anadan , yârdan, serden ayrılacaksın. Cândan gönül Kurân’a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kağıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse Mecnûn olup çöllere düşeceksin. Leylâ arar gibi nûr arıyanları bulacaksın. Bulamazsan üzülmeyeceksin. 

    Makâmlar servetler, verilse de nefsini unutmayacaksın. Yalan, iftirâ, çamur fırtına tutulursan hissiyâtını terk edeceksin… Önüne demirlerden sert koyarlarsa dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse iğne ile oyacaksın. 

    Unutma! 

    Nerede olursan ol, küfrün ve cehlin tâ temelini çürüteceksin. Bir gün Kur’ân etrafındaki surların yıkıldığını görürsen hemen kemiklerini taş, etlerin harç, kanında su edeceksin. Etrafına ilimden, irfândan, fâziletten, ahlâktan, kaleler dikeceksin, kaleler fedâî olacaksın. 

    Bu mektubu okuyana Mesnevî’yi okuyan Yunus Emre gibi uzun olmuş diyeceksin. Onun ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus Emre göründüm’ değişi gibi sen de, ne lüzumu vardı uzun uzun saymaya, kısaca Kur'ân talebesi olacaksın deseydin yeterdi diyeceksin. 

    Haklısın, zirâ İslâm yoluna giren bilir ki bu yol kıldan ince kılıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur. 

    Seni bütün ruhu cânımla kucaklar, gözlerinden öper, duâlarına mukâbele eder, Allâh’ın rızâsı dâiresinde buluşmak üzere, mektubuma son verirken, dalâlete düşen din kardeşlerimin kısa bir zaman da sizin gibi hidâyete ermelerini Cenâb-ı Vacibül Vücud Hazreti Allâh‘tan niyâz ederim.🌹
  • Aziz ve muhterem kardeşim,

    İslâm'ın her derdine râzı olduğunu söylüyorsun. Bu müjdenle bize âşk ve şevk veriyorsun. O hâlde dinle:

    Vazîfen; dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır batacak, elin çıplaktır kanayacak…
    Buna sevineceksin.

    Firâvun kucağında büyüyen çocuk Musaları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler, konuştuğun için zindana atacaklar…
    Sevineceksin.

    Çöllere sürülsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülsen ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyen olacak yakacaklar, yıkacaklar.
    Sen bunu sabırla seyredeceksin.

    Karanlık zindanlara sokarlarsa ışık, paslı vicdânları görürsen ümit, imkânsız kalplere rastlarsan nûr vereceksin. Sen verdiğin için şuç, sen getirdiği için cezâ, sen konuştuğun için mahkûm olacaksın.
    Ve buna şükredeceksin.

    Anadan , yârdan, serden ayrılacaksın. Cândan gönül Kurân’a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kağıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse Mecnûn olup çöllere düşeceksin. Leylâ arar gibi nûr arıyanları bulacaksın.
    Bulamazsan üzülmeyeceksin.

    Makâmlar servetler, verilse de nefsini unutmayacaksın.
    Yalan, iftirâ, çamur fırtına tutulursan hissiyâtını terk edeceksin…
    Önüne demirlerden sert koyarlarsa dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse iğne ile oyacaksın.

    Unutma!

    Nerede olursan ol, küfrün ve cehlin tâ temelini çürüteceksin.
    Bir gün Kur’ân etrafındaki surların yıkıldığını görürsen hemen kemiklerini taş, etlerin harç, kanında su edeceksin.
    Etrafına ilimden, irfândan, fâziletten, ahlâktan, kaleler dikeceksin, kaleler fedâî olacaksın.

    Bu mektubu okuyana Mesnevî’yi okuyan Yunus Emre gibi uzun olmuş diyeceksin. Onun ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus Emre göründüm’ değişi gibi sen de, ne lüzumu vardı uzun uzun saymaya, kısaca Kur'ân talebesi olacaksın deseydin yeterdi diyeceksin.

    Haklısın, zirâ İslâm yoluna giren bilir ki bu yol kıldan ince kılıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur.

    Seni bütün ruhu cânımla kucaklar, gözlerinden öper, duâlarına mukâbele eder, Allâh’ın rızâsı dâiresinde buluşmak üzere, mektubuma son verirken, dalâlete düşen din kardeşlerimin kısa bir zaman da sizin gibi hidâyete ermelerini Cenâb-ı Vacibül Vücud Hazreti Allâh‘tan niyâz ederim.