"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."
Hakikati seviniz, oda sizi sever; hakikati arayınız o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün altında kalan hakikat bir ince iniltiyle bir hafif rüzgar dalgasıyla herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir :
" Burdayım " der.
Kendi kendime: “Ne yapabilirdim? Elimden ne gelirdi? Ben kimim ki?” diyor, fakat yine kendim: “Hiç olmazsa kaçmazdın. Hiç olmazsa dinlerdin. Kim olursan ol. Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır. Hiç olmazsa tek bir sözü...” diye cevap veriyordum.