Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
“İşte sen o çamurdan çıktın Martin Eden. Gözlerini büyük bi parlaklığa açarak arıttın, omuzlarını yıldızların arasına soktun, hayat her yerde ne yapıyorsa sen de onu yaptın, ‘içindeki maymunla kaplanı öldürdün’, en büyük güçlerin en yüce mirasını söküp aldın ellerinden.”