"O bir melek! — Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim, kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda."
"Hatta aynı zamanda onun yüzündeki ifadeyi, sesindeki ahengi, bakışlarındaki gizli ateşi olduğu gibi anlatabilmem için çok büyük bir şairin yeteneğine sahip olmam lazım."
"peki edebiyat nasıl olmalı, manzara ve idil nasıl işlenmeli? Doğayla ilgili bir olguyu anlatacaksak, anlatacağımız şeye her zaman çekidüzen vermemiz gerekir mi?"
"Söylüyorum sana değerli arkadaşım, duygularım dizginlenemez hale gelince mutlu bir kayıtsızlık içinde yaşantısının dar çemberinde dönen, günlük geçim derdine düşen, yaprakların sararıp döküldüğünü görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen böyle bir insanın görüntüsü, içimdeki bütün kargaşayı yatıştırıyor."