İçindeki bütün yıkıntılara, bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.
...Baskın gelen eğilimlerimiz, bir bakıma zekanın karar vermesine rıza gösterirler. Zekanın kendini kraliçe gibi hissetmesine izin verirler fakat bu kraliçe gösteriş yapan, nutuk çeken ama hiçbir yönetim görevi olmayan bir kraliçedir.
Moliére, Misanthrope kitabında aşkın gözü kör etmesiyle alay eder;
"soluk yüz, yasemin çiçeğinin beyazlığı gibi; korkutan karanlık, sevimli bir karartı gibi..."