Benim olan bu yürek bile hep tanımlanamaz kalacak benim için. Varoluşum konusunda vardığım bu kesinlikle, bu güven vermeye çalıştığım öz arasındaki çukur hiçbir zaman dolmayacak. Kendi kendime yabancı kalacağım hep.
Yalnız bir gün ''neden?'' yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. ''Başlar'', işte bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin
sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme.
Böylece, bir kitabın son sayfaları daha ilk sayfalarındadır. Bu düğüm kaçınılmaz bir şey. Burada tanımlanan yöntem, her türlü gerçek bilginin olanaksız olduğu duygusunu açığa vuruyor. ''Yalnızca görünüşlerin dökümü yapılabilir, yalnızca iklim duyurulabilir.''