8/10
·120 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap evin taşlarının gözünden üçüncü bir şahıs gibi anlatılmış. İncecik bir kitap ama çok fazla duygu barındırıyor. Yazar duyguları acındırmadan çok yalın şekilde anlatmış. Dramatize edilmiş ‘engelli’ çocuktan ziyade, ailedeki ‘sağlam’ çocukların büyürken ihmal edilmiş olmalarına odaklanıyor. Büyük çocuk ebeveyn rolünü üstlenmiş. Bir daha yuva kurup ebeveyn olmaktan da belki de bu yüzden kaçmış, bilemiyorum. Ortanca kardeş ise ilgi görmediği için öfkeli. Ve sevildiğini hissettiği ilk adamla evleniyor, kendi sevgi çemberini kendisi oluşturuyor. Sosyolojik derinliği çok fazlaydı. Etrafımda sendromlu çocuğu/kardeşi olan herkese bakış açımı değiştirdi. Okunmaya değer bir kitap.
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,579 okunma
Puan vermedi·24 syf.··
2026 85. kitabı
KÜÇÜK PASTACI LİLA . Sıcacık görselleri ve miniklerin anlayabileceği bir anlatım ile #küçükpastacılila bizimle. Küçük Lila, okuldan her geldiğinde sütünü alıp pencerenin kenarına oturuyormuş. Her gün ama her gün hiç sıkılmadan bunu yaparken yüzü de her daim gülümsüyormuş. Bu gülümsemeler büyük pastacıyı mutlu ettiği kadar düşündürüyormuş da. Bir gün dayanamayıp küçük Lila'ya bunun sebebini sorduğunda aldığı cevap ise tam bir erime. Lila'nın Pastacıdan istediği tek bir şey vardır ki; sıcacık bir yuva ve sevgiyle bu hayaller sonsuza kadar neşeleri olur. Miniklere sevgi ile her şeyi yapabileceklerini, pes etmemelerini ve boş bir şapkanın içinden hiçbir zaman tavşan çıkamayacağını; fakat en önemlisi ne olursa olsun ailelerinin çocuklarının yanında olup onları sevdiğini anlatan sıcacık bir okuma. Görselleri çizgi film misali sayfa sayfa akarken, alın çocuğunuzu yanınıza, sımsıkı sarılarak hem okuyup hem konuşun birlikte. Hepinize çok iyi gelecek eminim. Keyifle . .
Küçük Pastacı LilaRana Urgunlu Sır · Kara Karga Yayınları · 20246 okunma
Reklam
UCUBE KILIKLI NİKOLAS
1/10
··
Beğendi
kitap gitmiypr arkadaşlar 90.sayfada evlenip mutlu yuva kurdular çok fazla sıkıcı yazarımızın kalemi çok fazla yüzeysel bana bile çok basit geldi sıkıldım. 36 yaşında koskoca adamsım nikolas 21 yaşında kızı zorbalayıp kendine kapıyo ucube kılıklı moruk çok saçma yami hiç beklentimi fln karşılamadı 1 puan bile çok ayırdığım zamana yazık CİNSELLİK OLARAK UYUŞMAK SEVMEK DEĞİLDİR.
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 99. kitabı
Unutulmuş Kuşlar Göğü 3 / Kübra Kiraz Berk "Bin kez var olsam, bin kez Rans beni bulurdu. Bin kez Evera olsam, bin kez Rans'ın olurdum." Merhaabalar, bugün biraz içim buruk geldim. Seri kitapları okumayı evet çok seviyorum ama final kitabında içim parça parça oluyor, karakterlerden hiç ayrılmak istemiyorum. Sizde benim gibi karakterlere böyle bağlanıyor musunuz? Unutulmuş Kuşlar Göğü serisinin son kitabını bitirmiş bulunuyorum. Güzel bir yolculuk oldu benim için Rans'a Evera'ya oldukça alışmıştım. Özellikle Evera'nın her kitapta biraz daha güçlenmesini okumak beni çok keyiflendirdi. Kadın karakterlerin güçlenmesini okumak gibisi yok. Rans ise tam bir green flag bir karakterdi. Evera'yı beklemesi onun için mücadele etmesi ne bileyim işte okunası kıldı kitabı. Böyle kadınını koruyan erkekler bir adım önde biliyoruz. En azından benim için öyle olduğunu biliyorsunuz... İlk iki kitapta da değindiğim gibi yazardan okuduğum ilk seriydi, daha önce kalemiyle tanışmamıştım. Evreni nasıldır acaba alışabilir miyim gibi düşüncelerim vardı ama alıştım. Yuva adıyla yaratılan bir düzen ve bu düzenin getirdiği sırlar kurguyu taşıdı diye düşünüyorum. Distopya okuyanlar bilir ki diğer kitaplardan ayrılan parçalar olması gerekiyor. Seride ise karşımıza elmas gen gibi diğer distopya kitaplarından ayrılan kısımlar vardı. Bir yerden sonra kurguya fantastik unsurlar girmesi tam benim sevdiğim tarz bir hareket. Fantastik severler bu kısımlara bayılacaktır. Burada spoiler olabilir. Rans ve Evera'nın o finalinde hani Evera'nın son satırlarda gözünden bir yaş aktı ya valla ben de çok duygulandım. Tüylerim diken diken oldu. Bu ikilinin birlikte aynı pencereden bakması seri boyunca istediğim şeylerden birisiydi. -Tamamlanmış Seri -3 Kitap - Distopya
Unutulmuş Kuşlar Göğü 3K. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 202623 okunma
Cengiz Aytmatov - Elveda Gülsarı
Puan vermedi·260 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:41
Cengiz Aytmatov'un bugüne kadar okuduğum üçüncü kitabı ve bana doğa -insan bütünlüğü , gelenek ve nostaljiyi birebir yansıttı. Baş yapıtlarından biri olan Elveda Gülsarı Sovyetler Birliği döneminde Kırgızistan'da yaşayan Tanabay adında bir yaşlı adam ve çok sevdiği, doğayla bütünleşmiş atı Gülsarı ile hikayesini anlatıyor. İlk okumaya başlarken biraz karışık geliyor ama sonra hikâyeyi çözmekle beraber konuya bağımlı kalmıştım. Aslında Gülsarı sadece bir hayvan değil, aynı zamanda kitabın asıl baş karakteri . Sahibi onu başkalarına bırakmaya çalınca da devamlı pes etmeyen ve mücadele eden biri oldu. Bu anlamda Hüznü de okura yansıtıyor. İnsan ve doğa bütünlüğünü oluşturur hikaye. Gülsarı'nın doğumundan ölümüne kadar yaşadığı zorlukları konu etmektedir ve bazı yerlerde de geçmişe olan özlemi anlatır. Çünkü Gülsarı Tanabay 'a bağlı ve ilk doğduğunda hep o vardı onun yanında , ilgisine alışıp ona duygusal bağ kurar. Ve at yarışlarına dahil eder bu yarışlarda Gülsarı hep galip gelir. Ama hikayenin sonu çok hüzünlü ben okurken çok etkilenmiştim. Gülsarı yolda artık yürüyemez duruma gelir ve Tanabay'a veda eder. Kitap puanım 10/10
Edebiyat & Roman
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202121,1bin okunma
Masumiyet Müzesi İncelemesi
Puan vermedi
Bu kitabı, dizisi çekilmeden önce okumuştum ve çoğu karakterin hayatın olağan akışına uygun davranmadığını düşünmüştüm. Dizisi çekilince neredeyse herkesin benimle aynı fikirde olduğunu gördüm. Öncelikle psikoloji alanına ilgi duyuyorsanız veya bu alanda eğitim görüyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Ama kafa dağıtmak,stres atmak ya da güzel bir hikaye okumak istiyorsanız okumayın çünkü sinirleriniz bozulup daha çok strese girebilirsiniz. Takıntılı,gamsız,olaylara olması gereken tepkileri veremeyen insanları psikolojik yönden incelemek isteyenler için biçilmiş kaftan. Dili akıcı ama bütün roman boyunca Kemal'in şımarıklıklarını okumak beni biraz sıktı. Kemal babasından kalan mirası sayesinde bu kadar uzun süre aşk acısı çekme lüksüne sahip bir karakter. Üstelik çektiği acıyı kendi kendine yaratıyor. Birazcık cesur olsa mutlu bir hayatı olabilirdi. Hem Sibel ile evlenip bir yuva kurmayı hem de sözde "sevdiği kadın" olan Füsun ile onun gururunu hiçe sayıp dost hayatı yaşamayı istiyor. Yanlış anlaşılmasın fakirler aşk acısı çekemez demek istemiyorum ama Kemal orta veya az gelirli bir ailenin oğlu olsaydı bu kadar şımarık olamayacağı için kendi yarattığı acılarda boğulmazdı. Füsun'a gelecek olursak Kemal'e olan bağlılığını sağlıklı bulmuyorum çünkü Kemal onu hayal ettiği gibi sevmeyince intihar edecek kadar Kemal'e bağımlı bir hayat tarzı benimsemiş. Kendi ayakları üstünde durmak istediğini söylüyor ama aynı zamanda bunun koşulunu Kemal'in ona destek olmasına bağlıyor. Buna karşılık Kemal Füsun'u sevmiyor çünkü Füsun'un para kazanınca kendisini terk edeceğine inandığı için kızın önünü kesip mutsuz bir hayata mahkum ediyor. Ayrıca Füsun'u değil, hayalini seviyor. Füsun'un istekleri onun için önemsiz. Füsun'un evinden "izinsiz" aldığı eşyalarla bu hayali canlı tutmaya
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Reklam
Reklam