Yusuf Kaplan

Yusuf Kaplan
@yyusuff
Gıybet
Hasan-ı Basri (rah) demiştir ki: "Vallahi gıybet vücudu yiyen mikrobun bedeni harap etmesinden daha kısa zamanda kişinin dinini harap eder." Bazıları şöyle der: "Biz geçmiş büyüklere yetiştik Onlar gerçek ibadeti, namaz kılmak ve oruç tutmak olarak değil de insanlara dil uzatmaktan kaçınmak olarak değerlendirirlerdi.."
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gıybet
Mücâhid (rah) şöyle demiştir: "Hümeze süresinin birinci âyetinde, 'Vay haline' diye zikredilen 'Hümeze', insanları ayıplayanlar, 'Lümeze' ise (gıybet ile) insanların etlerini yiyenlerdir." Âyetin mânası şöyledir:"Arkadan çekiştirmeyi ve yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!" Katâde şöyle der: "Bize anlatıldığına göre kabir azabı üçe ayrılır. Üçte biri gıybetten, üçte biri dedikodudan, üçte biri de idrardan korunmamaktan meydana gelir.'
Din
Alay etmek
Muaz b. Cebel (r.a) rivayetine göre: Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: "Her kim, kardeşini tövbe ettiği bir kusurundan dolayı ayıplarsa, onu işlemedikçe ölmez." Bütün bu ayıplama ve alay etmelerde varılan nokta, başkasını hakir görme, onu hafife alma ve küçümsemedir. Yüce Allah başkasını alaya alanları şöyle ikaz etmiştir:"Belki de alaya alınan kimseler, o alay edenlerden daha hayırlıdır." (Hucurat 49/11)
Şakanın zararları
Hz. Ömer (r.a) demiştir ki: "Çok gülenin heybeti az olur. Şaka yapan hafife alınır. Bir şeyi çok yapan onunla anılır. Çok konuşanın yanlışı çok olur. Yanlışı çok olanın hayâsı azalır.Hayâsı az olanın takvâsı az olur. Takvası az olanın kalbi ölür."Bir de çok gülmek insanın âhireti unuttuğunu gösterir.Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:"Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.."
Faydası olmayan (malayani) konuşmalar
İbn Mesud (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) buyur du ki: "İnsanlar üç sınıftır. Kârlı olanlar, selâmette olanlar, günahkârlar. Kârlı olan, Allah'ı (c.c) zikreden kimsedir. Selâmette olan, sükût edendir. Günahkâr da, bâtıl ve boş işlere dalandır."