okuryazar

okuryazar
Atlara ve uzaklara! Yollara! Ve kitaplara! İnsana rağmen yaradılana! İnadına sevdaya, seçilmiş mutluluğa, sunulandan çok kazanılana! İnsana rağmen varlığa! #BenimYolum
Varoluşsal Yalnızlığımız;
Puan vermedi·128 syf.·
2026 32. kitabı
Kitaba başlamam sıkıntılı bir döneme rastlayınca bitirmesi de hayli vakit aldı. Duygusal ve ruhsal anlamda sakin, huzurlu dönemlerde daha rahat okunabilecek bir kitap olduğunu düşünmem de bu yüzden sanıyorum. Aksi halde kitap derinlere sürüklenmeye sebep olabilecek kadar buhran barındırıyor. Tarık Tufan kitaplarında çokça gördüğüm bu depresif durum, bu kitapta da fazlasıyla hissediliyor. Bu yüzden incelemeyi kitabı bitirdikten bir süre sonra, hazmedip, normale döndüğümde yazmaya karar verdim. Çaresizlik... Okurken hissettiğim en derin duygu bu oldu sanıyorum. Önce mücadeleyi, ardından başaramadığına teslimiyeti, olana ve bitene rızayı, kabullenişin en diri halini kalemine usulca yansıtmış yazar. Sakin bir hali var anlatıcının. Melankolik ancak sakin. Zor bir hayatın acısını, sancısını önce alelade ve tabulaştırılmış nesnelerden almaya kalkışsa da asıl zararı kendine, bedenine ve ruhuna yüklediğini anlıyoruz ilerledikçe. Tüm hassas ruhlar gibi, yakamayınca yanıyor anlatıcı. Babasına yanıyor önce, annesine en çok; sevdiğine sonra ve kardeşine. Kuşlara, hayata, yaşamın üzerine örtülen ölüme yanıyor... "İnsan çokça hayat ve bir de ölümdür..." cümlesiyle de bu durum örtüşüyor. Defalarca okuduğum bu satırlar bana "ne yaparsan yap, bir ölüm tüm hayata bedeldir. Ölüm en büyük gerçek" dedirtti. İnsanın en büyük yükü kendisi, anlatıcının da öyle aslında. En büyük yükü hassas kalbi, merhameti ve eksiklikleri; kapatıldığını düşündüğü kafesi yükü, yaraları, vazgeçmesi, önce meziyetlerinden, aklından; belki sonra sevdiklerinden, çareden çaresizliğe sığınmayı seçmesi...İnsanın en büyük yükü; kendisi... Yoruldum. Zaten yorgun bir dönemde okuduğum bu kitapla bedenim ve ruhumu ayrı tutarak, tekrar tekrar yoruldum. Kitabın yarısından sonra başlayan, diğer kişilerin
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·240 syf.·
2025 2. kitabı
Erbain... Dahilik ile deliliğin sınırlarında gezen şairin 40 yılın şiirlerini hediye ettiği kitabı, yazarı gibi özel bir kitap. İsmet Özel bana göre iki ayrı şekilde değerlendirilmesi gereken bir yazar, şair. İdeolojik ve dünyaya dair fikirleri ayrı, edebiyatçılığı apayrı değerlendirilmeli. Şiirlerinin derinliği tartışılamayacak kadar aşikar. İnsan okurken zaman zaman kayboluyor satırlarının arasında. Uzun yıllar şiir kitapları okumuş, şiire diğer edebi metinlerden ayrı ilgi duyan biri bile her satırında yeni bir keşfe çıkabiliyor. "Bunu yazan nasıl insan olabilir" diye sorgulatıyor. Bütün şiirlerini defalarca okumuş ve bazılarını dinlemek nasip olmuş biri olarak özellikle; -Yıkılma Sakın, -Mazot -Amentü -Kanla Kirlenmiş Evrak -Mataramda Tuzlu Su -Celladıma Gülümserken isimli şiirleri okumanızı tavsiye edebilirim. Kitaptan sevdiğim birkaç satırı da paylaşmak isterim. "Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim yürüsem rahmet boşanacak ve sana bir karşılık vereceğim Sana bir karşılık vereceğim toprağı deşen boğuk sesimle sana bir karşılık verexeğim amansız kum fırtınası altında sana bir karşılık vereceğim birbiri üstüne yığılırken günler et taşan suların imkânı ey taşan suların bekâreti sana
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma
Rüya'dan hayata... Yûsuf ile Züleyha...
9/10
·224 syf.·
2026 20. kitabı
"Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler." Âyet-i kerimesiyle başlıyor kitap. Üzerinde çokça da düşündürüyor. "Bismihû. Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla" devam ediyor. Sözle başlayıp edebiyatla, günaha niyetlenip arınmayla, harama sürüklenip helâli bulmakla, dünyevi ve öznel aşktan uhrevi ve Hû'ya teslim olunmuş aşka sürüklenmekle devam ediyor Yûsuf'un ve Züleyha'nın, en çok ta iffetin, aşkın, nebi olma yolculuğunun hikayesi. Bu hikayeyi kaçıncı defa Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden okudum, bilmiyorum. Bir çok yazardan okuduğum ancak hiç birinde aynı tada ulaşamadığım bir dile sahip yazar. Yûsuf'un güzelliğiyle imtihanı, kardeşleriyle imtihanı, kölelikle imtihanı, Yûsuf'un Züleyha ile imtihanı, iftira ile imtihanı, zindan ile imtihanı, aşk ile imtihanı, en son darlık ve varlıkla imtihanı ve sabrı, herşeye rağmen imanı, dünyanın nasıl bir yer olduğunu güzelce özetliyor aslında. Kula değil kulun Rabbine güvenmenin sonsuzluğunu gözler önüne seriyor. Ve Züleyha... Züleyha'nın onca güzelliğe rağmen bir köleye gönlünü kaptırmasıyla sınanması, kölesi olmasına rağmen bir yaradılmışın Rabbinin haram kıldığına sırtını çevirmesiyle sınanması, Yûsuf'tan Potifar'ın merhametine müfterilikle sığınması, ömrünü ve servetini aşkı uğruna tüketmesi, en sonunda bu acıyla ihtiyarlaması, kendinden olacakken Yûsuf'a doğması, Züleyha'nın suretten sirete yol alması öyle güzel anlatılıyor ki, bazı cümleleri yüreğine mıhlamak istiyor insan. Aşkın dünyevi olan kısmını Züleyha'dan yeniden öğreniyor. "Züleyha, Yûsuf'a bir mektup yazmaya başlayınca. Yûsuf diye başladı, Yûsuf diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelâm yok. Ve Züleyha'nın lügatinde Yûsuf'tan öte sözcük yok." derken bir taraftan da "Tufandan kurtulmak için
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
8/10
·74 syf.·
2026 2. kitabı
"Dönüşüm" defalarca okunabilecek, insanın yaşadığı sürece, duygularına, aldığı yaşa göre her okuyuşta yeni sonuçlara ulaşabileceği bir roman olmasının yanında yaşıyormuş duygusunu da çok güzel yansıtabilen bir eser. Gregor, ailesinin bütün sorumluluğunu üstlenmiş, ailesinin konforunu, sahip olduğu kız kardeşinin geleceğini düşünen kahramanımız. Bir sabah uyandığında kendisinin "hastalık" olarak tanımladığı dönüşümün ortasında buluyor kendisini. Dönüştüğünü kabullenmemekle birlikte hemem iyileşeceğini, işe gitmeyi, işverenine yapacağı açıklamayı bile düşünüyor bu süreçte. Hastalık diye adlandırdığı sürecin geçici olduğuna inanan Gregor gün geçtikçe Samsa ailesinin yükü haline geliyor. Sevdiklerinin konforu için bu kadar fedakarlık yapan kahramanımız sevgisizliği, merhametsizliği, gözden çıkarılmayı birer birer en yakınlarının rehberliğinde öğreniyor. Aslında kapitalist düzeni, söz konusu çıkarlar olunca insanların nasıl da bencilleşebildiğini o incecik kitabıyla çok güzel resmetmiş Kafka. Haksızlığa sessizce teslim olması, son ana kadar ailesini düşünmesi hatta ölümünden hemen önce kız kardeşinin keman çalışını dinlemek için odasından çıkması ve kardeşini kiracılara karşı korumak istemesi, konservatuara gönderebilme hayallerini halen devam ettirmesi, buna karşılık kız kardeşinin ailesini Gregor'a karşı doldurması ve ona sevgi bir tarafa merhamet bile hissetmemesi insanoğlunun güvenilmezliğini göz önüne seriyor maalesef. Düştüğü anda insan nasıl kolay harcanıyor, Kafka'nın gözlem ve betimleme yeteneği sayesinde bir kez daha görmüş oluyorsunuz. İnsan muhtaç duruma gelince maalesef insana yük oluyor. Zaten Gregor'da son ana kadar kabullenmek istemese de ailesinin yükü olduğuna inanıyor olmalı ki bu duruma çok dayanamıyor. "Şey" sıfatı yakıştırılan Gregor mezara bile
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Bir Yusuf Masalı
10/10
·184 syf.·
2024 11. kitabı
Bir Yusuf Masalı... Üslubuna ve tarzına hayran olduğum, dahilik ile deliliğin arasında gidip gelen, farklılığını her anlamda konuşturan, çağın şair ve yazarının Osmanlı Türkçesiyle yazılmış kitabı. İsmet Özel... Asaletin asi haline bürünmüş o insan... Her cümlesinde, her kelimesinde ayrı bir başkaldırı, ayrı bir diriliş. Kelimelerin "yeniden" devrimi çağını başlatan, dik durmanın edebi halini öğreten, çağın devrimcilerinden, ve adam! Yazarın yıllar önce "Allah bana ömür verir, kuvvet verirse ve ben “Bir Yusuf Masalı” adlı kitabımı eğer bir daha neşredersem Kur’ân harfleriyle neşredeceğim" demiştir. "Bir Yusuf Masalı" isimli kitabın Osmanlı Türkçesiyle yazılmış, karton kapak halini kitapçıda gördüğümde hiç niyetim olmamasına rağmen kitabı almadan kitapçıdan çıkamadım. Yazarı Osmanlı Türkçesiyle okumanın verdiği keyif ise bambaşkaydı. Kitabın arka kapağında; "Başkalarının aşklarıyla başlıyor hayatımız. Ve devam ediyo başkalarının hıçlarıyla" cümleleriyle karşılıyordu bizi yazar. Kitabın içerisine baktığımızda ise açılış "Münacaat" ile yapılıyor. Yazarın diğer kitapları ve şiirleri gibi müthiş ve her kitapseverin kütüphanesinde bulunması gereken, miras bırakılabilecek nadide bir eserden bahsediyoruz. Keyifle okunacak bir eser. Bu keyifli kitaptan bir duayla, İsmet Özel'in münacaatıyla sonlandıracağım sözlerimi... "Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu Kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde, Bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin Tütmesi gereken ocak nerde?" İsmet Özel
Bir Yusuf Masalıİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20212,856 okunma