Beyaz Gemi
'Beyaz Gemi' adlı eserin konusu San-Taş Vadisinde bulunan 3 haneli bir yerleşim yerinde geçiyor.
Hikayemiz kendi hayal dünyasında yaşayan küçük çocuğun gözünden okuyucularla buluşuyor.
Annesi ve babası tarafından terkedilmiş olan küçük çocuk, onun bakımını üstlenen dedesi Momun ve ninesiyle bir evde, çocuğun teyzesi Bekey ve eniştesi Orozkul bir evde ve komşuları Seydahmet ve Gülcemal bir evde yaşarlar.
Annesi ve babası tarafından çok küçükken terkedilen karakterimize dedesi sahip çıkmış bakımını o üstlenmiştir. Yaşını almış olan Momun zorlu şartlarda zorlu işlerde çalışır. Ancak verdiği emeğin karşılığı geçimini anca sağladığı aylığı ve damadı Orozkuldan işittiği bir ton laftır. Orozkul hem çocuğu olmayan bir eşi olduğu için hem hakettiğini düşündüğü mertebede olmadığı için etrafına adeta ateş köpüren bir karakterimiz. Momun ise onun suyuna gitmeye çalışan kızı için işittiği sözlere göz yuman, torunun her daim iyiliğini isteyen fedakâr karakterimiz. Vee hikayemizin küçük çocuğu; bulunduğu vadide kendine göre eğlenceleri olan, kayalardan arkadaşları bulunan, edindiği eşyalarla çocuk dünyasındaki düşünceleri paylaşan, balık olmak isteyen, beyaz gemiye ulaşmak isteyen karakterimiz...
Hikayemizin ana hatları Momun'un torununa sürekli olarak anlattığı ve çocuğun bu hikayeye inanarak büyüdüğü Boynuzlu Geyik Ana efsanesi ile şekilleniyor.
Yazarımız mitolojideki inançlarla, Kırgızistan kültürünün yaşantısıyla hatta komünizmi karakter özellikleri ile birleştirip anlatıcı dili ile tüm bunları harmanlayıp eseri bizlere sunmuş. Karakterleri ve olayları o kadar iyi yansıtmış ki okuyucu olarak bazen merhamet bazen öfke bazen hüzün duygularını çok net yaşadığım anlar oldu.
Kitabın son sayfasında her ne kadar tatmin olamasam da okumaktan zevk aldığım, bir çırpıda