Eskiden otobüste tek başına geçirilen birkaç dakika, işe yürüyerek gitmek veya bir randevuyu beklemek gibi insanın yalnız kalıp düşünebileceği sessiz zamanlar artık katlanılmaz geliyordu. Farkında olmadan insanların elleri sürekli telefonlarına, kulaklıklarına, oyunlara gidiyor; teknolojinin bağımlılık yapan çekimine karşı koyamıyorlardı. Geçmişin mucizeleri, yepyeni olana duyulan açlıkla silinip gidiyordu.
"Her aşkta sevgi vardır ama her sevgide aşk bulamayabilirsin. Sevgiye baş eğersen adı aşk olur. Faydasını gördüğün bir arkadaş gibi, cana yakın bir dost gibi... Bedenleri ruhlarıyla, kalpleri duygularıyla, zihinleri düşünceleriyle, akılları da fikirleriyle o alır emrinin altına, yakar, pişirir... Bir çakmak taşıdır ki ateşi içinde gizlidir."