Adını fısıldıyor içimde sustuğum ne varsa,
Sen, bir çöl ortasında bulduğum o serin vaha...
Gözlerim gözlerine değdiği o ilk andan beri,
Kalbim, adını ezberleyen derviş gibi rüyada.
Dokunduğun her yer çiçek açıyor ruhumda,
Karanlık, senin o derin bakışınla dağılıyor.
Ben sende buldum kaybolan tüm renklerimi,
Sensiz geçen günler, sanki hiç yaşanmamış sayılıyor.
Sen, ömrümün en çıkmaz sokağında karşıma çıkan yol,
Kurumuş toprağıma yağan o en şefkatli yağmursun.
Kaderimin en zarif, en güzel hediyesi;
Dile getiremediğim duaların cevabı, mucizemin adı sensin.
Yorulmuş kalbimi yasladım senin limanına,
Şimdi hangi rüzgâr esse, kokun doluyor odama.
Yaradan’ın bana lütfettiği en kutsal emanet,
Ömrümün geri kalanı, mucizemin adı; yalnızca sen...