Bu eser, MS 1000 ile 1200 yılları (ortaçağ / islam dönemi) dönemine tarihlenen Mısır örgüsü bir çoraptır. "Gerçek örgü" tekniği (yani iki veya daha fazla iğne ile) kullanılarak yapılan örgü dünyasında hayatta kalan en eski örneklerden biridir. Mısır'da keşfedilmiştir (benzer birçok parça, günümüzde Kahire olarak bilinen Fustat antik kentindeki kazılardan çıkarılmıştır). Tamamen, dönemin Mısır ve İslam tekstil üretimine özgü bir bitki lifi olan pamuktan üretilmiştir. Beyaz ve mavi renklerde soyut geometrik desenler ve dekoratif bantlar içerir. Pamuk ipliğinde farklı mavi tonları elde etmek için indigodan elde edilen doğal bir pigment kullanılmıştır. Çorap, zamanın ustalarının zarif işçiliğini gösteren, çok yüksek bir dikiş yoğunluğuna sahip turda (muhtemelen ayak parmağından yukarıya doğru başlayarak) işlendi. Topuk kısmı genellikle ayrı olarak takılırdı, böylece sandaletlerle temas sonucu aşındığında kolayca onarılabilir veya değiştirilebilirdi.
Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Nüks ederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı.. Güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın. Şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mucizemin Adı Sen
Adını fısıldıyor içimde sustuğum ne varsa, Sen, bir çöl ortasında bulduğum o serin vaha... Gözlerim gözlerine değdiği o ilk andan beri, Kalbim, adını ezberleyen derviş gibi rüyada. ​Dokunduğun her yer çiçek açıyor ruhumda, Karanlık, senin o derin bakışınla dağılıyor. Ben sende buldum kaybolan tüm renklerimi, Sensiz geçen günler, sanki hiç yaşanmamış sayılıyor. ​Sen, ömrümün en çıkmaz sokağında karşıma çıkan yol, Kurumuş toprağıma yağan o en şefkatli yağmursun. Kaderimin en zarif, en güzel hediyesi; Dile getiremediğim duaların cevabı, mucizemin adı sensin. ​Yorulmuş kalbimi yasladım senin limanına, Şimdi hangi rüzgâr esse, kokun doluyor odama. Yaradan’ın bana lütfettiği en kutsal emanet, Ömrümün geri kalanı, mucizemin adı; yalnızca sen...
Şiir
Çok zarif..
Ben seni kötüleyemem hiç. Çiçekli bir yol vardı, yürüdüm derim. Ayaklarıma dikenler battı ama, Her ormanda olur böyle şeyler derim. Cahit Zarifoğlu
Kuş uçuşu...
Kuşlar uzaklaştıkça küçülüyor gökteki izleri, ama insanın içinde bıraktıkları boşluk büyüyor. Bir mevsim daha geçiyor sessizce; kimse takvimlere bakmadan anlıyor bunu. Çünkü yaprakların dili değişiyor önce, sonra akşamların rengi. Güneş biraz daha erken çekiliyor ufuktan, gölgelere uzun hikâyeler bırakıp. Ve ben gökyüzüne her baktığımda aynı soruyu duyuyorum içimde: Nereye gider bunca kuş, nereye saklanır bunca zaman? Belki hiçbir yere. Belki gökyüzü dediğimiz şey, yalnızca geçen mevsimlerin kalbimizde bıraktığı geniş bir hatıradır. [Zarif Bir Adam]
Şiir
•Her insan biraz meçhul, biraz da yarım bırakılmıştır. [Zarif Bir Adam]
Alıntı