"Ayrıca biz yaşlı Avrupalılar, az ya da çok kendimizi iyi hissetmeyiz; içinde bulunduğumuz şartlar çok yapay ve zor, aldığımız gıdalar, yaşam tarzımız gerçek doğadan uzak, etrafımızdaki insanlarla aramızda gerçek bir sevgi ya da iyilikten eser yok. Herkes zarif ve kibar, ama kimsenin samimi ve dürüst olmaya cesareti yok, doğal eğilimlere ve ruh haline sahip dürüst bir insan gerçekten kötü karşılanıyor. Bir kez olsun, insan yaşamının tüm yapaylıklardan uzak ve saf halinin tadına varmak için, insan sık sık güney denizlerindeki adalardan birinde ilkel insan olarak doğma arzusuna kapılıyor. Yaşadığımız çağın acılarına derinlemesine dalıp ümitsizliğe kapıldığınızda, dünyanın yavaş yavaş kıyamet gününe hazır duruma geldiğini düşünüyorsunuz. Kötülükler nesilden nesile çoğalıyor! Babalarımızın günahlarından çektiklerimiz yetmiyor, bize miras kalan bu hatalara kendimizinkileri de katarak çocuklarımıza bırakıyoruz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oradakilerin istedigi şeyler kelime oyunları, zarif kamplimanlar... Aradıkları sadece bu. Ben bunları öğrenmedim Kristyan İvanoviç; vaktim yoktu buna ... Kısacası, göz boyamalar, dolaplar benim için degil. Göründüğüm gibiyim: Sade, yaldızsız bir adamım. Öyleyimdir, başka türlü de olamam.
Ne var ki, bu dişi kurt, şefkatle dolu kalbi,
Esmer memeleriyle emzirirdi evreni.
Gurur duyardı zarif, güzel ve güçlü erkek
Güzellerin kralı olmakla övünerek;
Sövgüden uzak kalmış ve pürüzsüz meyveler
Ki gergin ten ısırıp yemeye davet eder!