Bir insanı tanımak istediğimizde, onun hayat hikayesi, en derin, en gerçek hikayesi nedir diye sorarız. Çünkü her birimiz bir biyografiden, bir hikayeden ibaretiz. Her birimiz, algılarımız, duygularımız, düşünce ve eylemlerimizle, ki bunlarla konuşmalarımız, sözlü anlatılarımız da dahildir, bilincinde olmadan, içimizde sürekli kişisel bir anlatı kurarız, biz işte o anlatıyızdır. Biyolojik ve fizyolojik açıdan birbirimizden pek farkı olmasak da tarihsel açıdan, anlatı olarak her birimiz biriciğiz.
Bir şey yapmak, bir şey olmak, bir şey hissetmek istiyordu ama yapamıyordu; bir anlam, bir amaç peşindeydi. Freud'un deyişiyle "çalışmak ve sevmek" istiyordu.