2006 yılıjda yapılan Barbie Operasyonu denilen fuhuş konulu bir soruşturma kitabı.Kitabı okurken kah üzüldüm,kah kızdım.Ünlü olmak,pahalı ,kolay ve lüks bir yaşam uğruna harcanan hayatlar.Bazıları uyuşturucu bataklığına bulaşarak erken vefat etmiş hatta.Medyanın ünlüler dünyasını cilalayarak harika bir hayatmış gibi sunmasının da bu kadınların böyle bir hayat yaşamasında büyük rolü var.İlginç olan ise bu operasyondaki kadınlar saatlerce sorgulanıp ardından muayene için hastaneye götürülürken,bu kadınlardan para karşılığında faydalanan dönemin ünlü isimlerinin randevu ile iki satırcık ifadesinin alınması.
Gün geçtikçe yozlaşan ahlak anlayışımızın bir an önce güzel zamanlarını yaşaması dileğiyle…
Öncelikle belirtmeliyim ki çeviri harika.Hiç sıkılmadan,çeviri olduğunu anlamadan okudum.Hayatımı başka bir yöne evireceğini düşündüğüm tüyolar aldım.Zaten pozitif olmanın ,olumlama yapmanın nimetlerinden yararlanan biri olarak,hayatıma çekmek istediklerimi nasıl yapacağımızı öğrendiğim bir kitap oldu.En kısa sürede verilen direktifleri yerine getirip denemeler yapacağım.
Ayrıca kitapta çok ilginç araştırmalara yer verilmiş.Dna ile ilgili olan,bir de Almanya’da futbolculara uygulanan deney çok ilgimi çekti.Ancak kitabın en can alıcı kısmo benim için şuydu;
Saç dökülmesinden muzdarip olan yazar bu sebeple depresyona girer ve bir şamanla tanışır.Şaman ona kederinin nedenini sorar öğrendiğinde ise şunu söyler
Neden saçlarınla konuşmuyorsun?
Bu cümle ve devamı beni çok etkiledi.
Kitapla kalın.