“Sadece Hasan Ali Toptaş okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer” yorumu o kadar doğru ki!
Akıcı anlatımı ile zevkle okudum kitabı. Kendi hayatımdan parçalar da gördüğüm için ayrıca etkilendim. Şoför olan bir babanın yaşadıklarının oğlu gözünden anlatıldığı bir roman. Babanın yıllar önce geçirdiği bir kaza sonucu ayağını kaybetmesi ve sonrasında protez bacak tedavisi ile Ankara’da yaşayan oğlunun yanına gitmesi ile başlayan olayların konu edindiği akıcı bir kitap.
Kitap üç hikayeden oluşuyor. Üç hikayenin de ortak özelliği ana karakterlerinin Tanrı arayışları ve kendilerini bulmaya çalışmasıdır.
1. “Rahel Tanrı ile Hesaplaşıyor”
2. “Üçüncü Güvercinin Hikayesi”
3. “Ölümsüz Kardeşin Gözleri”
Beni en çok etkileyen Ölümsüz Kardeşin Gözleri hikayesi oldu. Virata’nın yaşadıklarından etkilenerek seçtiği hayat, aldığı kararlar üzerine düşünmem gereken çok şey olduğunu bana fark ettirdi. Krala verdiği sözden dolayı yaptığı saldırıda bilmeden abisini öldürmesi Virata’yı derinden etkiliyor. Bu nedenle günahsız yaşama arzusuyla çeşitli eylemlerde bulunuyor. Ancak eylemlerinin insanların yaşamını etkilediğini görünce insanlardan uzakta olmayı tercih ediyor. Her şeyi herkesi terk edip inzivaya çekiliyor. Sonra bununda başka insanların hayatını etkilediğini öğreniyor. Tekrar eyleme geçmeye karar veriyor.
‘Eylemsizlikte bir eylemdir.’
John Steinbeck her zaman severek okuduğum bir yazar. Akıcı anlatımı sebebiyle bir solukta okudum. İki yakın arkadaş olan George ve Lennie’nin başından geçenler anlatılmaktadır. Kitabın son kısmı şaşırttı. Çok şey çıkardığım bir kitap oldu, herkes okumalı…