ZeyneßykrmkÜnlü

ZeyneßykrmkÜnlü
Ev hanımı
Lise
Ankara
Konya
61 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
Ebu Cehil öldü ama,zihniyeti hâlâ yaşıyor... Bir kere,ahlaksız insan olmaz.Ya güzel ahlak sahibidir ya da kötü ahlak.! ​"-Arkadaşların, biliyorsunuz bütün bunlar emperyalist güçlerin oyunu. İslâm’a karşı duramayacaklarını anlayınca, işe, kadını sokağa çekmekle başladı. Onlar çok iyi biliyorlardı ki, kadını İslâmi hassasiyetinden kopardılar mı işleri kolay olacaktı. Ve onlar biliyorlardı ki, kadını bozdular mı, toplumu bozmuş olacaklardı. İnşaallah, sizler ümit veriyorsunuz, bu oyunu bozacak olanlar sizsiniz. Bilinçlenen asrın Zeynepleridir. İslâm'a sarılan, zamanın Sümeyyeleridir. Kısacası ümit sizde, siz, asrımızın genç kadınında." İnsanlar hata yapabilirler, bizler insana bakıp İslâm’ı tarif etmiyoruz. İslâm’a bakıp, insan tarifi ediyoruz. İmanın hakikatini bilememek. İman hangi durumda kabul görür? Hangi durumda kabul görmez? Allah'ın bizden istediği imanın gerekleri nelerdir? Hangi fiiller imanı zedeler? Her şeyden öte, Allah vardır diyen herkes müslüman olur mu? Görüldüğü gibi, Allah’a ait olan bir çok şeyi kabul ettikleri halde, bu onların imanlı sayılmalarına yetmiyor. ​Zülal araya girdi: ​— Yani, kafana göre takılmayacaksın. Senden, nasıl inanman isteniyorsa öyle inanacaksın. Öyle mi? ​— Evet. Ve bir de inanman gerekenlerin hepsine inanacaksın. Birine, tamam inandım. Ama, şu kural işime gelmedi demek yok. Çünkü, birini inkar, hepsini inkar gibidir. ​"– Sonuçta, bir insandan çıkmamış mıdır? Her bir izm, bir insan uyduruğu değil midir? ​– Evet. Elbette ki, her birinin bir sahibi var. ​– Sonuçta, bunlar birer insandır. Ve insanları yönetmek, idare etmek için kurallar belirliyorlar. Allah’ta, insanları idare etmek için, kurallar belirlemiş. Allah, herkesten, herşeyi daha iyi bildiğine göre, hangi kuralları benimsememiz lazım. Kaldı ki, bir insanın adı,
Zamanın ZeynebiSabiha Ateş Alpat · Beka Yayınları · 20001,127 okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
Adı Bilâl’di. Künyesi, Ebu Abdullah. Ribâh’tan olma, Hamâme’den doğma Bilâl! Aslı Habeşî Bilâl! Mekke’de doğan Bilâl... Uzun boylu, ince ve koyu esmer Bilâl... Teslimiyet abidesiydi O,siyah elmastı,kara inciydi! Cehalet ki insanlığı acımasızca kuşatan ateş denizindeki alev! ​Cehalet ki sevgiyi ve merhameti öldüren amansız bir katil! ​Cehalet ki beyinleri kötülükle yoğuran bir kurt! ​Ahlâksızlıkla beslenen akreplerin halkın arasında zamanın kıskacına sızışının vaktiydi. Kıvrılmıştı insanlığın içine içkiyle sulanan, fuhuşla güneşlenen, kumarla beslenen bir yılan... Kâinat tanıyordu Rabbini. Ya insanlar? Onlar duymuyordu çiçeklerin, yaprakların, kuşların, böceklerin, bülbüllerin, güllerin, rüzgârın, yağmurun ve bütün yaratılmışların zikrini… Volkan gibiydiler; ha patladı ha patlayacak! Sevgi, tavşan ürkekliğiyle sinmişti gözlerine. Masum göz bebeklerinde sebebi belirsiz hüzün bulutları vardı Bilâl’in. O sevilmeye alışık değildi, şaşkın ama mutluydu. Ebu Bekir ile aralarında sevgiye dayalı sıcacık bir dostluk kurulmuştu. İman deryasında dalgalandı yürekleri. Söz oldu, dua oldu, can oldu, his oldular. Tek yumruk, tek bilek, tek kuvvet oldular. Kaçmadılar, kovmadılar, sakınmadılar. Tüm yarım olanlara inat tam oldular. Aynı şeyleri hissettiler, aynı rüzgârlarda savruldular. Aynı ateşte kavruldular. Aşk ile bağlılık; Adanmaktır sevdiğine! Teslim etmektir benliğini; Canını vermek istediğine... Gönlünü çepeçevre saran iman nuru, Bilâl için hadsiz bir cesaret kaynağı oluvermişti. Öyle ki, bir köle iken, efendisini ve müşriklerin her türlü baskı, işkence ve eziyetlerini göze alarak Müslümanlığını açıkça ilan etmekten çekinmiyordu. ​"Bana bu mukaddes dini bıraktırmak için beni parça parça etsen, bin canım olsa da her gün birini alsan vallahi ben bu dini terk etmem! Ben bu
Siyah ElmasSergül Vural · Paradoks Kitap · 201488 okunma

ZeyneßykrmkÜnlü

, bir kitap okudu
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 192,4bin okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
.Yeniden iyi biri olmak mümkün. Hasan'la ilk adımlarımızı aynı bahçede,aynı çimenlerin üzerinde atmıştık.Ve ilk sözcüklerimizi aynı çatının altında söylemiştik. Benimki Baba idi. Onunkiyse EMİR.Benim adım... ​"Hasan'ın te**v*ze uğramasını seyrettim," dedim. Baba uykusunda kıpırdandı. Kaka Hümayun homurdandı. Bir parçam, birinin uyanmasını, duymasını istiyordu, böylece ömrümün sonuna kadar bu yalanla yaşamak zorunda kalmayacaktım. Ama kimse uyanmadı; bunu izleyen sessizlikte, yeni lanetimin ne olduğunu anladım: Bu suç yanıma kalacaktı. ​Hasan'ın rüyasını düşündüm; şu gölde yüzdüğümüz rüyayı. Canavar filan yok, demişti; yalnızca su. Oysa yanılmıştı. Gölde bir canavar vardı. Hasan'ı bileğinden yakalamış, onu çamurlu dibe çekmişti. O canavar bendim. ​"Keşke sen de gelsen," dedi. Durdu. Bir şey kapıya değdi, kof bir ses çıkardı; alnı olabilirdi. "Sana ne yaptığımı bilmiyorum, Emir Ağa. Keşke bana söylesen. Neden oyun oynamadığımızı anlayamıyorum." ​"Sen bir şey yapmadın, Hasan. Hadi, git artık.":(:(:( ​"Belki haksızlık, ama bazen birkaç günde, hatta tek bir günde olanlar bütün bir ömrün akışını değiştirebiliyor, Emir." Yaşam bir tredir,ATLA!... Hasan hiçbir yere gitmiyor, diye gürlemişti. Burada, bizimle kalıyor, ait olduğu yerde! Burası onun yuvası, biz de ailesiyiz. Ali, Hasan'la birlikte gideceğini söylediği zaman Baba ağlamıştı, ağlamıştı. ​"Aşkın en pürüzsüz göründüğü an, dertler bastırıverdi!" ​"Çöldeki yabani otlar yaşar, oysa bahar çiçekleri çabucak solar. Ne zarafet, ne asalet, ne trajedi!" ​"Savaşlar çıkmış, internet icat olmuş, bir robot Mars’ta gezinmişti ve Afganistan’da biz hâlâ aynı Nasrettin Hoca fıkralarına gülüyorduk." Afganistan'da çocuk çok ama çocukluk yok! "Dostet darum." Seni seviyorum... ​"Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşam çalarsın.
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,4bin okunma
Puan vermedi·228 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Altını kısın,zira suyun dahi sükûnetle kaynamaya ihtiyacı var...Kaynadığında çayınızı "demler",dilerim,içtikçe okur,okudukça "demlenirsiniz"... Ocağımda,seve seve,teslim olup âh etmeden Duruşumu hayra yor -ki,taşmasam da coşmadayım... "Ey Sel! Hâlin nice!" diye,hatırımdan suâl eden!... Vuslat yüklü ayrılıkta,ağır ağır pişmedeyim... Allahım!...Bu kitabı okuyan herkes,Sen'den bir haber alsın,Sen'i tekrar düşünsün,Sana daha çok yaklaşsın...Kudret Sen'indir.Bu kitabı eline alan,okuyan ve okutan kimseler;hiç ummadıkları hayırlar içinde kalsınlar da,Sen'in yolunda,Sen'in uğrunda darmaduman,pesperişan olsunlar.Özellikle ve öncelikle,"Bu ne biçim duadır?" diyen kulların için,kabul eyle Âllah'ım! Âmin... Allaha sığınırım.Kendini herkesten üstte ve ötede gören kişinin yeri,kibir çukuru...İlginçtir,öyle sinsi ki,farkında bile olmadan içine çeker insanı...Bakıyorum,bazen çok hizmetli ve fedâkâr nice insan,daha az hizmet etmekte olan,daha az fedâkârlık edebilmiş bulunan başkalarını yererek,bu çukura düşüveriyor. Oysa ümitsizlik,yüzde yüz düşmenin,inanan bir insana haram olduğu bir çukurdur.Müslüman ümitsizliğe yaklaşır belki,hatta belki çok yaklaşır bazen,ama aslâ içine düşüp kalmaz.Ümitsizlik,kâfirlere hastır... Başını yardığı vakit,Leylâ'dan yüz çeviren Mecnûn'un mecnûnluğu yalandır.Mecnûn o kişidir ki,Leylâ kendisine ikram ettiğinde de,kaş çattığında da,Leylâ der,gezer... "Asl-ı Hayy'ım...Nesl-i Hû'yum...Asl-ı Hâr'ım...Nesl-i Su'yum...Ey Yâr! Hadi! Hiç ayrılmayasıya gözlerine daldır...Ki köşk,ırmak,olmasa ne gamdır...Mâdem sordun,bile bile...Murâdın söyletmekse...İşte,adım:Nesl-i Yâr'dır... Alnımda böylesine etiketten ibaret kalmışken ümmetlik,nasıl olur da,"Yâ Rasûlallâh!Ben,Senin ümmetindenim!Bana da şefaat et..."derim!? Arkamdan er kesilip,gıybet düzen âdemin, Yüzü
İmameyi Yaktı AteşNeslihan Nur Türk · Erkam Yayınları · 201776 okunma
Reklam