Okumayı seviyorum ,okuduğum ya da artık kütüphanemde olmasını istemediğim kitapları gardrop uygulamasında satıyorum,ilgilenen olursa profilim zehraguneskitap teşekkürler
Ama ardından babasının yazması gereken kitabın bu olduğunu düşündü:hiç kimseye anlatmamanın ,ortalığa saçmamanın,mezara götürmenin daha iyi olacağı hikayeler;kimseye söyleyecek sözü olmayan ,kimsenin değerli bulamayacağı itiraflara,dolu bir kitap.Önemli olan onları saklamış olmak,anlatacak gücü verecek nefesi biriktirmiş olmak.
Günlük yazmak,basit bir hoş görüntüyü bir güzelliğe veya en kötü ihtimalle,korkunç bir çirkinliği daha tahammül edilebilir bir hale getirmek üzere eğitilmiş bir özgüven aynasına bakmak gibidir.
"Bu gözlere baktıkça, bu erimiş ellere dokundukça,,bağışlamak zor,,"dedi Heathcliff."Öp beni yine,gözlerini de gösstwrme!Bana yaptıklarını bağışlıyorum,Ben kendi katilimi seviyorum;ama seninkini,onu nasıl sevebilirim!"
Şimdiyse bu haldeler ;uyum içinde.O âna dek hissettiği hiçbir şeye benzemiyor.Bir elin eldivene girişini,dişi koyundan ıpıslak çıkan bir kuzuyu ,odunu yaran baltayı ,yağlanmış bir kilitte dönen anahtarı hatırlatıyor ona.Bu kadar iyi ,diye düşünüyor öğretmenin yüzüne bakarak ,bütünleyici ,bu kadar doğru gelen bir uyum hissi nasıl olabiliyor ?