“…Dolayısıyla siyasi coğrafya kaderimiz değildir. Bizim kaderimiz bin senedir Anadolu’daki halkı dışarıya kapatmaktır. Dışarıyı kapatınca bu halk kendi yağı ile kavrula kavrula en sonunda kabuk tuttu. Mesela kendi dinini bile adam gibi öğrenemedi, hurafeleri din zannetti ! Okumuyor değil, okuyamıyor. Korkunç bir cehalet balçığı içindedir. O cehalet Balçığını sulandırmak için Atatürk ömrünü vermiş.
Fakat çok zor…..”