Kitabı yazara ve emeğine saygımdan sonuna kadar okudum ancak bu derece benzer örnekler üzerinden anlatması fazlasıyla tekrara düşmesine sebep olmuş. Tabii yazar; Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen diyerek bir yol tutmuş ise bilemiyorum ve tamamen vicdanına bırakıyorum.
Kitapta bağımlılık insan ruhunun kırılganlığı üzerinden ele alınıyor en dikkat çekici kısmı burası yani bağımlılığı madde üzerinden değil maddeye ihtiyaç duyan 'insan' üzerinden ele alıyor. Bağımlılıkta asıl meseleye, insanın kendisi ile kurduğu/kuramadığı bağın önemine dikkat çekiyor. Twerski bize açıkça şöyle diyor; bağımlılık alkol, uyuşturucu, kumar gibi davranışların kontrol edilememesi değildir, içinizdeki boşluk, değersizlik, yetersizlik duygularıyla ve en önemlisi gerçeklikle kurduğunuz problemli ilişkinin sonucudur.
Bağımlılığa yatkınlığı ise; düşük öz saygı, değersiz hissetme, utanç ve suçluluk duyguları üzerinden okuması; bize, bağımlılık konusunu maddeden çıkarıp duygu düzenleme meselesine ustaca bağladığını gösteriyor. Kitapta uzunca bir bölümü bağımlılığın inkarına ayırmış "herkes içiyor" "istesem bırakırım" gibi savunmalarla kişinin kendini, durumunun o kadar da vahim olmadığına inandırması kaçışı iyice derinleştiriyor.
Bağımlılıktan kurtulmada asıl meselenin maddeden uzaklaşmak değil maddeden uzaklaştığınızda ortaya çıkacak acıya temas etmedeki zorluk olduğuna vurgu yapıyor. Madde ile kurduğunuz ilişkide yetersizlik, suçluluk, değersizlik ve belki çaresizlik gibi zorlayıcı birçok duyguyu bilinçdışına iter, bedeninizi ve zihninizi bu zorlayıcı duygularin yıkıcılığından korursunuz.
Yazara göre bağımlılıktan kurtulmak kişinin yalnızca madde ile arasına mesafe koyması değil gibi görünüyor. Bağımlılıktan kurtulmak; kişinin kendisiyle ilişki kurmasını, hataları ile yüzleşmesini ve en