Zehra Selimoğlu

8/10
·136 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 02:33
Kitabı yazara ve emeğine saygımdan sonuna kadar okudum ancak bu derece benzer örnekler üzerinden anlatması fazlasıyla tekrara düşmesine sebep olmuş. Tabii yazar; Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen diyerek bir yol tutmuş ise bilemiyorum ve tamamen vicdanına bırakıyorum. Kitapta bağımlılık insan ruhunun kırılganlığı üzerinden ele alınıyor en dikkat çekici kısmı burası yani bağımlılığı madde üzerinden değil maddeye ihtiyaç duyan 'insan' üzerinden ele alıyor. Bağımlılıkta asıl meseleye, insanın kendisi ile kurduğu/kuramadığı bağın önemine dikkat çekiyor. Twerski bize açıkça şöyle diyor; bağımlılık alkol, uyuşturucu, kumar gibi davranışların kontrol edilememesi değildir, içinizdeki boşluk, değersizlik, yetersizlik duygularıyla ve en önemlisi gerçeklikle kurduğunuz problemli ilişkinin sonucudur. Bağımlılığa yatkınlığı ise; düşük öz saygı, değersiz hissetme, utanç ve suçluluk duyguları üzerinden okuması; bize, bağımlılık konusunu maddeden çıkarıp duygu düzenleme meselesine ustaca bağladığını gösteriyor. Kitapta uzunca bir bölümü bağımlılığın inkarına ayırmış "herkes içiyor" "istesem bırakırım" gibi savunmalarla kişinin kendini, durumunun o kadar da vahim olmadığına inandırması kaçışı iyice derinleştiriyor. Bağımlılıktan kurtulmada asıl meselenin maddeden uzaklaşmak değil maddeden uzaklaştığınızda ortaya çıkacak acıya temas etmedeki zorluk olduğuna vurgu yapıyor. Madde ile kurduğunuz ilişkide yetersizlik, suçluluk, değersizlik ve belki çaresizlik gibi zorlayıcı birçok duyguyu bilinçdışına iter, bedeninizi ve zihninizi bu zorlayıcı duygularin yıkıcılığından korursunuz. Yazara göre bağımlılıktan kurtulmak kişinin yalnızca madde ile arasına mesafe koyması değil gibi görünüyor. Bağımlılıktan kurtulmak; kişinin kendisiyle ilişki kurmasını, hataları ile yüzleşmesini ve en
Bağımlılık PsikolojisiAbraham J. Twerski · Say Yayınları · 2020202 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cemil Meriç: "Her acı ne kadar ferdi, ne derece alelade olursa olsun, insanlığın uçsuz bucaksız orkestrasında bir ahenk unsurudur. Her çığlık, her kahkaha, her cıvıltı gök kubbenin altında akisler bırakmaya layık. Ebedileşmek uçurumların da hakkı." (...) "Yenilmek, zenginleşmektir." (Jurnal)
Sayfa 12 - FOLIANT·Kitabı okuyacak
Kendimizle ilgili algımız yanlışsa, muhtemelen uyumsuzluğa yatkın oluruz. Sadece doğru bir algıya sahip olduğumuzda gerçeğe uyum sağlayabiliriz. Kendi gerçeğimizin temel bir tamamlayıcısını yaratınız; eğer kendimizle ilgili gerçekçi olmayan bir görüşümüz varsa, gerçekliğimizi bozmuşuz demektir. Kimyasal madde kullanımının öncesinde aşağılık duygusuna sahip olmayan bağımlı herhangi bir kişiye henüz rastlamadım.
Sayfa 32 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Bazı insanlar kendileri hakkında muazzam yanılgılarla dolu bozuk bir öz algılamaya sahipken, düşük özsaygıya sahip insanların aşağılık, yetersizlik ve değersizlik yanılgıları vardır. Garip bir şekilde, bu yetersizlik duyguları özellikle en yetenekli insanlarda yoğundur.
Sayfa 32 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Görüyorsunuz ki bu zindandan kurtuluş bilim yolu ile mümkün değildir. Şu halde bu zindandan nasıl kurtulmalı? Aşk ile. Tasavvufi irfanî aşkı veya bunun gibi diğer anlamlarını kastetmiyorum. Bunlar da başlıbaşına başka zindanlardır. Aşk'ı şu anlamda kullanıyorum: Muktedir bir güç. Hesapçı ve oportünist akıldan yüce bir güç gerekir ki benim özbenliğimde, İnsan - Ben'de, Fıtrat'ımın derinlerinde, «Ben» de bir güçlü içpatlama koparsın, içimden kendime karşı bir devrim kopsun, yoksa bu iş doğal yasalar ile olmuyor, içten bana karşı bir başkaldırma kopmalı!
Sayfa 58 - İşaret·Kitabı okudu