Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine.
İbn Haldun, gerçeği, haber ve inşa diye ikiye bölmüştü. Ne kadar haklı ... haber kabul edilir, inşa tahkik. Aklın cevelangahı olan mahsus dünyada (duyular dünyası) hiçbir ımıtlağın yeri yoktur. Hiçbir milletin idraki başka bir milletinkinden, hiçbir ferdin zekası başka bir ferdinkinden daha üstün değildir. Düşünceye sınır çizilemez. Şüpheden bile şüphe.