Fakat biraz önce de dediğim gibi, acıların tamamı korkaktır, yaşamaya dair güçlü istek karşısında geri adım atarlar çünkü bedenimizi çepeçevre saran yaşama isteği, ruhumuzda ki ölüm tutkusundan çok daha güçlüdür.
"Aynı duyguyu paylaşan kederli ruhlar birbirleriyle karşılaştıklarında huzur bulurlar." der Halil Cibran. "Acı çekmemiş biriyle yapılan her sohbet gevezeliktir." diye ekler Cioran. Bu böyledir. Daha önce acı çekmiş biriyle olun. Onlar mutluluğun değerini iyi bilirler..
"O öldüğün balkon da ince belli bardaklar da çaylar içiliyor, o balkon demirlerin de boynunda ki al yazma sallanıyor. Öldüğünü unut, celladını unutma. Düşüşünü unut, sırtında ki eli unutma."
Simyacı bir şişe açıp konuğunun bardağına kırmızı renkli bir sıvı koydu. Şaraptı ve ömrü boyunca hiç içmediği en güzel şaraplardan biri. Ama şarabı şeriat yasaklamıştı.
Kötülük "dedi simyacı";
"Insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır..."
-Paulo Coelho