Her şeye inanıyormuş gibi yaparak yaşaması gerekiyordu. Her şeye inanıyor gibi yaparak ve başkalarının istediği her şeyi yaparak, çünkü gençliğinde hakikati bildiğini söylüyordu, o yüzden hapsetmişlerdi onu. Yüzü kopmuş adamların hakikatini değil. Gerçek hakikati...
Tembellik hırsın bir dışavurumudur, özgüven eksikliğinden kaynaklanır; bazen hırs öylesine büyük, göz o kadar yüksekte olur ki, böyle bir hırsın sahibi amacının gerçekleşeceği umudunu asla içinde taşımaz.
Günümüzde hala bazı kadınlar, işledikleri kabahatleri babalarına söylemekle gözlerini korkutmayı, çocuklarına söz dinletmede bir araç olarak kullanır. Acaba çocuklar, annelerinin bu davranışından erkeğin yaşamda oynadığı rol konusunda ne gibi sonuçlar çıkaracaktır?