Hayata inanmasam,sevdiğim kadına sırt çevirsem,dünyanın gidişine inancım kalmasa,hatta tam tersine her şeyin karmakarışık,uğursuz,belki de şeytanca bir kaos olduğuna iman etsem,insanların hayal kırıklığından uğradığı bütün korkulara tutulsam gene de yaşamayı isteyeceğim hayat kadehini ağzıma götürünce bitirene kadar bırakmayacam.
Günlük yaşamımız açısından Juliet 'in ölümü nedir? Zayıf olan bir insanın üzüntüsü, bulunduğu durumun içinden çıkmazlığı, intihardır. Ama sanatta Juliet'in ölümü böyle midir! Görünürde aynı şey gibidir, ama Shakespeare'in kaleminde bu "içinden çıkılmazlık" çok büyük bir güç haline geliyor,bir boyun eğmezlik, bir ruh büyüklüğü oluyor. Bu bir inanç ve bir uzlaşma tanımamazlıktır;bu aşk ve nefrettir;bu savaşa çağrıdır;bu sadakattir;hayatı pahasına kişiliğin korunmasıdır.