İnsanların durumu hiç de iyi değil. Tanrı yazgısı,diye düşünüyorlar. Fakat bu durumlarından onlar da sorumlu. Yüzlerce yılın gelenekleriyle yaşadılar bugüne dek. Çevrelerini saran örümcek ağına elleriyle kendileri ördü.
Tanrısı dünyaları çok küçük bu insanlar için üzülüyordu. Zor bir hayat yaşadıkları için düşüncelerinin de küçük olduğunu söylüyordu. Bu konuda tanrısıyla anlaşamıyordu,kendisi de zor bir hayat yaşıyordu ama onlar gibi değildi.
Onların böyle olmak için bir sebepleri yoktu, sadece kötüydüler.
Söz konusu olan tek bir insan değilmiş gibi geliyordu,hele tek bir kadın hiç değildi;hayır, insan denen şey neyse ,ne olabilirse,hepsiydi, hâlâ yaratarak ,etkileyerek,seçerek dokunabildiği ne varsa hepsiydi.. kendi insan oluşuydu söz konusu olan.
Hayata inanmasam,sevdiğim kadına sırt çevirsem,dünyanın gidişine inancım kalmasa,hatta tam tersine her şeyin karmakarışık,uğursuz,belki de şeytanca bir kaos olduğuna iman etsem,insanların hayal kırıklığından uğradığı bütün korkulara tutulsam gene de yaşamayı isteyeceğim hayat kadehini ağzıma götürünce bitirene kadar bırakmayacam.